Turkish-English translations for ona:

him · it · her · to him · to her · to it · therefor · other translations

ona him

Bak, onun için hoş bir şey yaparsan belki ben de senin için yaparım.

Look, if you do something nice for him, maybe I'll do something nice for you.

Onun hakkında ne biliyorsun?

What do know about him?

Hayır ama onun burada olması şu an ihtiyacım olan son şey.

No, but him being here is the last thing that I need right now.

Click to see more example sentences
ona it

Hayır, hayır, bu o değil.

No, no, it's not that.

Çünkü o senin için değil.

It's because it's not for you.

Hayır, sadece yapılacak en doğru şey bu o kadar.

No, it's just the right thing to do, that's all.

Click to see more example sentences
ona her

O benim hakkımda hiçbir şey bilmiyor, ama ben onun hakkında her şeyi biliyorum.

She don't know anything about me, but I know everything about her.

Evet, ona biraz zaman ver.

Yeah, well, give her some time.

Bu onun için gerçekten önemli.

This is really important to her.

Click to see more example sentences
ona to him

Onun ve bizim için yaptığın her şey için teşekkür etmek istedim.

I wanted to thank you for everything you've done for him. For us.

Bu gece seni görmek istiyor. Sadece sen ve o.

Wants to see you tonight, just you and him.

Ve onu durdurmak için yapabileceğin hiçbir şey yok!

And there ain't nothing you can do to stop him!

Click to see more example sentences
ona to her

Bu tamamen doğru değil, ama o benim çocuğum ve ben onu mutlu görmek istiyorum.

It's not exactly true, but she's my kid and I want to see her happy.

Bu onun için her şey demek.

This is everything to her.

Ona yardım edecek bir şey yap!

Do something to help her now!

Click to see more example sentences
ona to it

Bu tamamen doğru değil, ama o benim çocuğum ve ben onu mutlu görmek istiyorum.

It's not exactly true, but she's my kid and I want to see her happy.

Ve bu onun için önemli.

And it's important to her.

O halde ona ben veririm.

Then I'll give it to him.

Click to see more example sentences
ona therefor

O yüzden, bu yıl sana çok özel bir hediyem var.

Therefore, I have a very special gift for you this year.

"ve bu nedenle artık onun velisi olmak istemiyorum.

"and therefore I no longer wish to be her guardian.

Gökyüzü altında büyük karmaşa, o yüzden mükemmel bir durum var.

Great confusion under the sky, therefore the situation is excellent.

Click to see more example sentences