Turkish-English translations for orada:

there · out there · over there · therein · Yon · in that place · yonder · other translations

orada there

Orada senin için de küçük bir şeyler var.

There's a little something in there for you too.

Orada olduğunu biliyorum, lütfen!

I know you're there, please!

Hala orada olduğunu biliyorum!

I know you're still there!

Click to see more example sentences
orada out there

Ama orada bir yerlerde sana başka bir isim vermiş başka bir baban var.

But somewhere out there you've You have another father too, who gave you another name.

Sen bizi oraya götür.

You take us out there.

Devam et çık oraya.

Go on, get out there.

Click to see more example sentences
orada over there

Orada, hayatım hakkında bir şeyi hatırlıyorum, gerçekten güzel bir şey,

Over there, when I remember something about my life, something really nice,

Tatlım, orada neler oldu?

Honey, what happened over there?

Sen orada hazır mısın?

You ready over there?

Click to see more example sentences
orada therein

Ama asıl sorun orada yatıyor.

But therein lies the problem.

Ve benim tedavim orada.

And, therein lies my cure-.

orada Yon

Oradaki bakire anne ve çocuğu etrafında

Round yon Virgin Mother and Child

Oradaki gri saçlı Murdoch mI?

Is yon gray head Murdoch?

orada in that place

Ve işte o gün ben de orada olacağım.

And on that day I'm gonna be in that place.

orada yonder

Hannibal burada mesgulken biz orada Kartacalilar'i hallederiz.

Hannibal while sitting here, we Cartagoniërs yonder a beating.