ortamda

Ama burası, bir çocuk için uygun bir ortam değil.

But this is not the proper environment for a child.

Burası bir çocuk için sağlıklı bir ortam değil!

This is not a healthy environment for a child.

Ne? Burası bir çocuk için sağlıklı bir ortam değil!

This isn't a healthy environment for a child.

Ama burası da bebek için sağlıklı bir ortam değil ki!

But this is not a healthy environment for a child.

Güvenlik Şefi Sevgililer Tokyo ulaşmıştır test ortamı, o seni takip ediyor.

Security Chief Valentine has reached the Tokyo test environment, she's tracking you.

Kulağa çok kötü bir ev ortamı gibi geliyor.

Sounds like a really bad Home situation.

Çocuklar için sağlıklı ve güvenli bir ortam değil.

It's not exactly a healthy and safe environment for kids.

Hoş ve sıcak bir ortam değil mi?

My, it's nice and warm, isn't it?

Ve bu ortamda, Ajan Gibbs, bu benim için yeterli. Peki.

And in this environment, Agent Gibbs, that's good enough for me.

Böyle büyük bir toplantı için ortam çok sessiz.

Kind of a quiet spot for such a big meeting.