parçası

Sen ve arkadaşlarının ne yaptığını biliyorum ben de bu işin bir parçası olmak istiyorum.

I know what you and your friends are doing, and I want to be a part of it.

Çok güzel bir aileniz var ve bu gece onun bir parçası olmak harika.

You have a beautiful family and it's great to be part of it tonight.

Biliyorum planın bir parçası değildi, ama ya bu ya da hiçbir şeydi.

I know it wasn't part of the plan, but it was either this or nothing.

Bu işin bir parçası olmak, senin için neden bu kadar önemli?

Why is it so important for you to be a part of this?

Oh, gerçekten iyi bir parça.

Oh, it's a really good one.

Yani, eğer beni hayatının bir parçası olarak kabul edemiyorsan o zaman o zaman biz burda ne yapıyoruz?

I mean, if you can't accept me as part of your life, then then what are we doing here?

Ve ben hala onun bu planın bir parçası olduğuna inanmıyorum.

And I still can't believe that she can be part of this plan.

İyi ve komik biri ve onu herkes beğeniyor ki bu da sorunun bir parçası.

He's funny and he's cool, and everybody likes him, which is part of the problem.

Dün gece neler oldu planın bir parçası mıydı bu?

What happened last night, was that just part of a plan?

İşte iyi bir parça.

There is a good one.