Turkish-English translations for pas:

pass, passing · rust · corrosion · bypass · other translations

pas pass, passing

Ne inanılmaz tatlı bir jest. Ama sanırım pas geçeceğim.

What an incredibly sweet gesture, but I think I'll pass.

Yok, sağol. Sanırım pas geçeceğim.

No, thanks, I think I'll pass.

Tamam pas ver, pas ver.

OK, pass. Pass the ball.

Click to see more example sentences
pas rust

O eski eğilmiş paslı kova, bir çöp şilebi gibi tasarlanmış. bölgenin yarısı bunu biliyor.

That sagging old rust bucket is designed like a garbage scow. Half the quadrant knows it.

İyi deneme, paslı kova.

Nice try, Rust Bucket!

Bu binanın boruları çok eski ve paslı.

The pipes in this building are old and rusted.

Click to see more example sentences
pas corrosion

Sadece bir pas tabakası.

It's just a corrosion swirl.

Adalet paslanmaz bir metaldir.

Justice is a non-corrosive metal.

pas bypass

Dosya şifrelemesini pas geçiyoruz ve Güm güm!

Bypassing the file decryption, and bam, ba-ba-bam!