Turkish-English translations for renkli:

colorful, color, colored · colourful, colour, coloured · in color · bright · painted · multicolor · staining · gay · hued · other translations

renkli colorful, color, colored

Çünkü ben renkli bir kadınım.

Because i'm a woman of color.

Bu seni sadece biraz daha renkli gösterir, biliyorsun değil mi, Larry?

It only makes you that much more colorful, you know, Larry?

Renkli, bu daha eğlenceli.

Color. It's more fun.

Click to see more example sentences
renkli colourful, colour, coloured

O da Fransa'nın küçük bir parçası bizi bu renkli cennete getirdi.

It was a small part of France which brought us to this colourful paradise.

Biliyorum ama İtalya sanki çok daha renkli görünüyor.

I know. But ltaly seems much more colourful.

Bu ne renkli bir kıyafet?

Well, what a colourful outfit!

Click to see more example sentences
renkli in color

Hep aynı kâbus, her zaman da renkli.

It's that same nightmare, always in color.

Her durumda müze çöpleri küçük, sevimli, temiz ve renkli.

In any case, museum trash is small, cute, clean and colorful.

Her zaman renkli.

Always in color.

Click to see more example sentences
renkli bright

Renkli balıklardır. Mavi, kırmızı, beyaz ve siyah parlak desenleri olur.

They are colourful fish with bright patterns of blue, red, white and black.

Güzel parlak renkli.

Lovely bright color.

Parlak ve renkli şeyleri severdi.

She loved bright and colorful things.

Click to see more example sentences
renkli painted

Mavi renkli bir minibüs.

It's a blue paint van.

Resimleri, daha hafif ve renkli hale geldiler.

The paintings become lighter and more colourful.

Bay Falk, ben de bir ressamım, ama renkli çalışıyorum.

Mr. Falk, I'm an artist myself, but I paint.

Click to see more example sentences
renkli multicolor

Çikolata parçacıklı, o çok renkli şekerlemelilerden değil.

Chocolate sprinkles, not the multicolored kind.

Güzel renkli kalemlerle.

Nice, multicolored markers?

Çok renkli belki, bunun gibi?

Maybe multicolored, like these?

renkli staining

Renkli camlı bir pencere ya da çan kulesi.

A stained glass window or a steeple.

Büyük bir renkli pencere camı.

There's a big stained glass window.

Renkli cam diyorsun?

Stained glass, you say?

renkli gay

Christchurch bahçeleri hep renkli ve canlıdır.

Christchurch gardens are gay and colored.

renkli hued

Toprak giymiş Gökkuşağı renkli bir peçe

The earth here Wears a rainbow-hued veil