Turkish-English translations for resmi:

official · formal · image · legal · state · authorized · ceremonious, ceremonial · certificated · solemn · other translations

resmi official

Üzgünüm Ethan, fakat bu resmi bir soruşturma ve ben dürüst olmak zorundayım.

I'm sorry, Ethan, but this is an official investigation and I must be honest.

Ona resmi bir uyarı ver.

Give him an official warning.

Will Graham resmi olarak hastam değil.

Will Graham is not officially my patient.

Click to see more example sentences
resmi formal

Resmi bir yer olmadığı açık, bir tren istasyonu ama spor bir ceket mi giymeliyim, yoksa ceket ve kravat

It's not formal, obviously, it's a train station, but do I wear a sport coat, or coat and tie

Merak etme, resmi değil.

Don't worry, it's not formal.

Bu kadar resmi olmaya gerek yok.

We don't need to be so formal.

Click to see more example sentences
resmi image

Tamam, bu adamın bir resmi var mı?

Okay, do you have an image of this guy?

Peki bu orijinal resim mi?

Is this the original image?

Binlerce küçük parça büyük bir resim oluşturur.

A thousand little pieces that make one great image.

Click to see more example sentences
resmi legal

Burada resmi bir sorumluluğum var.

I have a legal responsibility here.

Ben senin resmi varlığınım, Chris.

I'm your legal property, Chris.

Dedektifler. Ben Robert Colburn Fairfield ailesinin resmi danışmanıyım.

Detectives, I'm Robert Colburn, legal counsel for the Fairfield estate.

Click to see more example sentences
resmi state

Amerika Birleşik Devletleri Bölge Savcılığı'ndan gelen resmi bir şikayet.

A formal complaint from the United States District Attorney's Office.

Bir adam bir sade resmini tehlikeli bir psikolojik durumda.

A stark picture of a man in a dangerous psychological state.

Resmi olarak Kaptan Chris'sin. Eyalet skor rekorunu kıracaksın.

You're officially Captain Chris I'm-Gonna Break-the-State-TD-Scoring-Record now.

Click to see more example sentences
resmi authorized

Polis yetkilileri resmi bir açıklama yapmış değil

Police authorities have not made an official

Bir ülke ek olarak, yetkililerin bize verdiniz Bu yerlerin resimleri.

A nationwide In addition, authorities have given us pictures of these locations.

Burası resmi, yetkili bir otobüs durağı!

This is an official, authorized bus stop!

Click to see more example sentences
resmi ceremonious, ceremonial

Karımı olarak resmi bir törenle götüreceğim ve büyük bir düğün.

I'll take you as my wife with an official ceremony and a grand wedding.

Gayrı resmi bir tören için ideal bir renk, değil mi?

Ideal shade for an informal ceremony, don't you think?

Ama resmi törenler, konuşmalar, takım elbiseler

But formal ceremonies, speeches, tuxedos

resmi certificated

Ortadan kaybolmak istiyorsan resmi bir ölüm belgesi gayet iyi bir başlangıç.

Well, you want to disappear, An official death certificate is a pretty good start.

Sahte belgeler resim ve bir oyuncak bebek, hepsi bu.

The fake certificates, the photo, and the doll, that's all.

Güzel, resmi, çerçeveli bir sertifika.

A nice certificate, official, framed

resmi solemn

Bu ciddi ve resmi bir olaydır ve John McCain, ve sadece John McCain, bu kutsal konuşmayı yapacaktır.

It is a serious and solemn occasion, and John McCain, and only John McCain, will be giving this sacred speech.

Hanaya Kosaburo, Dong Hanchen, anlaşmayı resmi olarak kabul etmişlerdir.

Kosaburo Hanaya, Hanchen Dong, solemnly agreed to these terms.