riskli

Ve bu dava bu riski almak için çok önemli.

And this case is too important for that.

Bütün işi ben yapıyorum, bütün riski ben alıyorum ve bu benim uçağım.

I'm doing all the work, I'm taking all the risk and it's my plane.

Evet, Özel görev kuvveti riskli bir şey ama kuvvet bize toplumda daha çok iyi şey yapmamız için bir şans veriyor.

Yes, the task force is risky, but it gives us a chance to do a lot of good in the community.

Tamam, o büyük bir risk fakat başka seçeneğimiz mi var?

Okay, okay, he's a terrible risk. But what other choice have we got?

Pek çok insan için risk kötü bir şeydir, ama Vegas'ta bu, güzel bir şeydir.

You know, to most people, risk is a bad thing, but in Vegas, it's a good thing.

Tamam bu tam olarak riskli değil, ama her zaman bir geri dönüş vardır.

Alright, it's not exactly risky business, but there's always the ride back.

Bir bilim subayı için oldukça büyük bir risk.

It's a pretty big risk for a science officer.

Hayır, hayır bu çok büyük bir risk.

No, no, it's too big a risk.

Ona yardım etmek isterim ama bu çok büyük bir risk olur Tom.

I want to help her, Tom, but it's too big a risk.

Oldukça büyük bir risk Bir bilim subayı için.

Its a pretty big risk for a science officer.