söylemeliydim

Bak,.. sana söylemem gereken bir şey var ve bunu sana çok uzun zaman önce söylemeliydim.

Look, there's something I need to tell you, and I should have told you a long time ago.

Ona bunu her gün söylemeliydim, çünkü her gün mükemmel biriydi.

I should have told her every day because she was perfect every day.

Evet ve sana söylemeliydim, ama düşündüm ki, çocuk iyi bir şey yaptı.

Yeah, and I should've told you, but I mean, the guy did a good thing.

Belki de söylemeliydim, özür dilerim.

Maybe I should have, I'm sorry.

Belki de daha önce söylemeliydim.

Maybe I should've told you before.

Bak, bunu sana daha önce söylemeliydim.

Look, I should've told you this before.

Hayır, ben sana daha önce söylemeliydim. Benim hatam.

No, I, I should've told you sooner. it's my fault.

Önce sana söylemeliydim, tamam mı?

I should've told you first, okay?

Sana daha önce söylemeliydim.

I should've told you before.

Arthur, sana bunu daha önce söylemeliydim.

Arthur, I should've told you before.