Turkish-English translations for sıcak:

hot · warm · heat · bath · welcoming · cozy · friendly · warm-blooded · affectionate · thermal · other translations

sıcak hot

Tamam, şimdi dikkatli ol, çünkü orası büyük ihtimalle biraz sıcak olacak.

All right, now be careful, because it's probably getting a bit hot.

O zaman soğuk yiyecek ve sıcak kahve getir.

Then bring cold food and hot coffee.

Hadi ama, sıcak bir gece geçirelim.

Come on let's have a hot night!

Click to see more example sentences
sıcak warm

Sadece bedava yemek ve kalacak sıcak bir yer için burada.

He's only here for the free food and a warm place to stay.

Yani sıcak güzel bir yer,

You know, a nice, warm place.

En azından tüm bu egzersizler beni sıcak tutuyor.

At least all this exercise is keeping me warm.

Click to see more example sentences
sıcak heat

O yaz ölümcül bir sıcak hava dalgası vardı.

It was a deadly heat wave that summer.

Şu sıcak konusunda bir şey yap.

Do something about the heat.

Bu insafsız sıcak ve korkunç gerilim altında dört gün.

Four days in this cruel heat and horrible tension.

Click to see more example sentences
sıcak bath

Hiçbir şey gerçek ve sıcak bir banyo ve biraz viskiden daha iyi gelemez.

It's nothing that a real hot bath and a little bit of whiskey won't cure.

Ama şimdi, benim ilk yapacağım şey sıcak bir banyo olacak.

For now, the first thing I shall do is have a hot bath.

Güzel bir tekila ve sıcak bir banyo

Now a nice tequila and a hot bath

Click to see more example sentences
sıcak welcoming

Tanrı sizi korusun ve sıcak karşılamanız için çok teşekkür ederim.

God bless you, and thank you so much for that warm welcome.

Lütfen onlara sıcak bir hoş geldiniz diyelim.

Please, give them a very warm welcome.

Selam Sarah, sıcak bir karşılama.

Hi, Sarah, and a warm welcome.

Click to see more example sentences
sıcak cozy

Belki biraz daha sıcak, küçük bir şey olabilir.

Maybe something a little bit more cozy.

Sana bir şey getireyim mi yemek, rahat bir battaniye, ya da sıcak öküz sütü?

Can I get you anything food, a cozy blanket, some warm yak milk?

Küçük Ruben için güzel, sıcak bir yuva.

Nice, cozy home for little Ruben.

Click to see more example sentences
sıcak friendly

Çok sıcak ve dost canlısı.

So warm and friendly.

Alışık olduğun gibi değil ama su sıcak ve fareler de arkadaş canlısı.

Not like what you're used to, but the water's hot and the mice are friendly.

İyi bir sıcak buhar banyosu bir askerin en yakın dostudur.

A good hot steam bath is a soldier's greatest friend.

Click to see more example sentences
sıcak warm-blooded

Hepsi sıcak kan yüzünden.

All that warm blood.

Ormanların büyük yırtıcıları, bununla birlikte memeliler büyük, hızlı ve sıcak kanlı, jaguarlar gibi.

The great predators of the jungles, however, are mammals. Big, fast, and warm-blooded, like jaguars.

Bazı asmalar sıcak kanlı varlıklar ararlar ve onları kasten enfekte ederler.

Certain vines seek warm-blooded beings and deliberately infect them.

Click to see more example sentences
sıcak affectionate

Amelia çok sıcak, sevgi dolu ve çekici bir kadındı.

Amelia was a very warm woman, affectionate and sensual.

Hayır, Koca Ayak sıcak ve şefkatli bir yaratıktır.

No, Sasquatch is a warm and affectionate creature.

Buddy sıcak kanlı ve sevecen.

Buddy is warm and affectionate.

sıcak thermal

Buharlı sıcak bir kaplıca.

Steamy hot thermal springs.