Turkish-English translations for sıkkın:

depressed · bored · disgruntled · other translations

sıkkın depressed

Onu hiç bu kadar sıkkın görmedim.

I've never seen her this depressed.

Hey, canım sıkkın değil.

Hey, I'm not depressed.

Canım sıkkın değil efendim.

I'm not depressed, sir.

Click to see more example sentences
sıkkın bored

Şişman ve sıkkın.

Fat and bored.

Moralim çok bozuk, canım sıkkın.

I'm so depressed I'm bored.

Canım çok sıkkın, moralim bozuk.

I'm so bored I'm depressed.

Click to see more example sentences
sıkkın disgruntled

Canı sıkkın eski bir çalışan mı?

A disgruntled former employee?

Hayır, canı sıkkın bir müşteriydi sadece.

No, that was a disgruntled customer.

Canı sıkkın yatırımcılar, düşman rakipler

Disgruntled investors, hostile competitors