Turkish-English translations for sağlık:

health · medical · well, Wellness · healthcare · condition · healthy · welfare · fitness · sanitary · soundness · well-being · hygiene · other translations

sağlık health

Bir restoranda çalışıyorum, ama makul bir ücreti var, ve benim ve bebek için sağlık sigortası var.

Just working in a restaurant, but it's decent pay, and there's health insurance for me and the baby.

Sağlık ve Güzellik benim!

Health and Beauty was mine!

Sağlık problemleri, ailevi acil bir durum, umurumda değil.

Health issue, family emergency, I don't care what.

Click to see more example sentences
sağlık medical

Çok ciddi bir sağlık sorunum var.

I have a very serious medical condition.

Tüm birimler, tüm birimler. Ben sağlık merkezi komutanı Sierra Lima.

All units, all units, this is Medical Commanding Officer Sierra Lima.

Ne yazık ki sağlık bakanlığı aynı fikirde değil.

Well, unfortunately, the medical board doesn't agree.

Click to see more example sentences
sağlık well, Wellness

Sağlığı pek iyi değil ama kötü biri de değil.

He isn't well, but he's not a bad man.

En azından onun temiz bir sağlık belgesi var.

Well, at least he has a clean bill of health.

Evet, ama sağlığı çok iyi durumda.

Yeah, well, he's in perfect health.

Click to see more example sentences
sağlık healthcare

Sağlık sektörü reformu harika bir fikir gibi geldi bana.

Healthcare reform sounds like a great idea to me!

Benim adım, Baymax. Kişisel sağlık refakatçiniz.

I am baymax, your personal healthcare companion.

İmza, sağlık yöneticisi Annie Edison.

Signed, healthcare administrator Annie Edison.

Click to see more example sentences
sağlık condition

Çok ciddi bir sağlık sorunum var.

I have a very serious medical condition.

Ciddi bir sağlık durumu bu.

It's a serious medical condition.

Bay Man'in sağlık durumu çok iyi, fakat kendisi oldukça yaşlı.

Mr. Man's health condition is pretty good, but he is quite old.

Click to see more example sentences
sağlık healthy

Bence, belki Parker İngiltere'de olduğu için ya da belki Christine gayet sağlık olduğu için. Ama

I think maybe it's because Parker is in England or maybe because Christine is so healthy, but

Şimdi genç, güzel ve sağlık biriyim.

Now, I am young, beautiful and healthy.

Hayır, hayır, bu sağlık için.

No, no, it's a healthy thing.

Click to see more example sentences
sağlık welfare

Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığında popüler bir konu bu, değil mi?

That is a popular topic in the Ministry of Health an Welfare isn't it?

Sağlık, eğitim, sosyal güvenlik

Welfare, education, social security

Peki ya sağlık?

What about welfare?

Click to see more example sentences
sağlık fitness

Ulusal Sağlık Testi'nin çok kesin standartları var.

The National Fitness Test has very specific standards.

Michelle Rubin, sağlık ve spor.

MicheIle Rubin, fitness and health.

Beslenme, akıl sağlığı ve fiziksel spor programı.

Nutrition, mental health and the physical-fitness program.

Click to see more example sentences
sağlık sanitary

Yiyecek, barınak, sağlık

Food, shelter, sanitary

Yiyecek, barınak, sağlık Marty ben

Food, shelter, sanitary Marty, I

sağlık soundness

Sağlık sektörü reformu harika bir fikir gibi geldi bana.

Healthcare reform sounds like a great idea to me!

sağlık well-being

Sunil'in sağlığı için gerçekten endişe ediyoruz.

We are truly concerned for Sunil's well-being.

sağlık hygiene

Diş sağlığı için her zaman vakit yaratılır.

There's always time for dental hygiene.