sahte

Bunları hepsi sahte. Bu ofis, dışarıdaki o harika sekreter, belki bu tüm ülke.

This is all a fake this office, that amazing secretary out there, perhaps this whole country.

O şarap sahte bir şişe değil, o gerçek bir şişe şarap.

That's not a fake bottle of wine, it's a real bottle of wine.

Sen benim sahte kardeşimsin ve tatlı bir çocuksun o yüzden bu senin Melissa'yı geri kazanman için.

You're my fake brother and you're a sweet kid so this is for you to bring back to Melissa.

Evet, ama sahte değil.

Yeah, but not bad.

Evet ama bilirsin bazen gerçekler bile sahte gibi görünebilir öyle değil mi?

Yes, but you know that even the truth sometimes seems fake, wouldn't you say?

İki, üç, dört Benim adım Peyton, Sahte sarışın Peyton

Two, three, four my name's peyton fake, blond peyton

Bu hala sahte bir evlilik değil mi?

This is still a fake marriage, right?

Ve ikinci olarak, bu sana belki sahte ve hayal gelebilir, ama onun için ve benim için gerçek

And secondly, this may be fake or delusional to you, but it is real to him and it is real to me

Benim adım Peyton Sahte sarışın Peyton

My name's peyton fake, blond peyton

Ama anlarsın ya, sahte bir ilişkide olmak, bir şey.

But you know, having a fake relationship, that's one thing.