Turkish-English translations for sakin:

- ical, -ical · calm · easy · cool · quiet · settled · tranquil · peaceful · resident · steady · still · easeful · dweller · inhabitant · serene · silent · local · sedate · even · restful · composed, composedly · clear · leisurely · citizen · cold · occupant · orderly · comfortable · smooth · together · phlegmatic · hushed · dispassionate · philosophical, philosophic · other translations

sakin - ical, -ical

O zaman belki sen ve ben sakin bir yere gidip eski zamanları konuşabiliriz.

Then perhaps you and I could go and find somewhere quiet and talk about old times.

Burada kal ve sakin ol.

Just stay here and calm down.

Sakin ol, sakin ol. Öyle mi?

Take it easy, just take it easy.

Click to see more example sentences
sakin calm

Bayanlar ve baylar, lütfen sakin olun.

Ladies and gentlemen, please calm down.

Herkes bir sakin olsun tamam mı?

Well everybody calm down, okay?

Hey, sakin ol dostum.

Hey, calm down, Buddy. Hey.

Click to see more example sentences
sakin easy

Hey hey hey, sakin ol.

Hey hey hey, take it easy.

Sakin ol, Beni duydun mu?

Take it easy, you hear me?

Genç adam, sakin ol bakalım.

Young man, take it easy

Click to see more example sentences
sakin cool

Tamam, ne olursa olsun sessiz ve sakin ol.

Okay, whatever happens, just be quiet and be cool.

O zaman? Sakin ol, gel, gel şunu.

So? cool down, come, come.. drink it in.

Yapma, dostum. Sakin ol.

Come on, man, cool, man.

Click to see more example sentences
sakin quiet

O zaman belki sen ve ben sakin bir yere gidip eski zamanları konuşabiliriz.

Then perhaps you and I could go and find somewhere quiet and talk about old times.

Evet, şu anki gibi, her şey sesiz ve sakin.

Yeah, like now, when everything is quiet and calm.

Çok sessiz, çok sakin.

Very calm, very quiet.

Click to see more example sentences
sakin settled

Size söylemem gereken bir şey var, bu yüzden sakin olun.

I've got something to tell you, so settle down.

Francisco, sakin ol, tamam mı?

Francisco, settle down, okay?

Sakin ol, George.

Settle down, George.

Click to see more example sentences
sakin tranquil

Dinle, Zack, adam hareket ederse sakinleştirici ok ya da onun gibi bir şeyle ateş et.

Listen, Zack, if this guy moves, shoot him with a tranquilizer dart or something.

Ona bir sakinleştirici vereceğim.

I'll give her a tranquilizer.

Evet, bir sakinleştirici. Neden?

Yeah, a tranquilizer, why?

Click to see more example sentences
sakin peaceful

Sessiz sakin bir yer olduğu için aldım.

I bought that place for peace and quiet.

Tüm dünya sakin ve huzur dolu

All the world is calm and peaceful

Çok sakin ve huzur dolu ama içinde güç ve yıkım var.

So calm and peaceful but inside, all power and destruction.

Click to see more example sentences
sakin resident

Sence Michael ne yapacak, Artık, o da bir Miami sakini değil mi?

So what do you think Michael's gonna do now that he's just a Miami resident?

Tüm sakinlerin dikkatine Bu zorunlu bir tahliye emridir.

Attention all residents, this is a mandatory evacuation order.

Dikkat, Armstrong sakinleri, bu bölge yasaklanmıştır.

Attention, Armstrong residents, this is a lockdown.

Click to see more example sentences
sakin steady

Şuna bak, bir cerrah kadar sakin.

Look at that, steady as a surgeon.

Sakin ve sabit olun.

Keep calm and keep steady.

Sakin kalın, düzenli durun.

Stay calm, stay steady.

Click to see more example sentences
sakin still

Tamam, sadece sakin olun, tamam mı?

All right, just stay still, OK?

O çok sakin.

He's so still.

Talyn'in kontrolünü almaya çalışıyoruz o hala kör ama en azından daha sakin.

We're trying to take control of Talyn he's still blind, but at least he's calm.

Click to see more example sentences
sakin easeful

Tamam, Harvey, özür dilerim ama biraz sakin olman gerek.

Okay, Harvey, I'm sorry, but you need to ease up here.

Ve seni, rahat, sakin ve sevgi dolu görmek istiyorlar.

And they want to see you at ease, calm, loving.

Yapma, Lenore. Sakin olun, tamam mı?

Come on, Lenore, ease up, all right?

Click to see more example sentences
sakin dweller

Anne, her geçen gün yeryüzü sakinleri daha da güçleniyor.

Mother, every day the surface dwellers grow stronger.

Bir çok çöl sakini için hayat, yetersiz yağmurların etrafında dönüyor.

For most desert dwellers, life revolves around the meagre rains.

Şimdi siz yüzey sakinleri gerçek bir fetih arzusunun ne olduğunu tecrübe edeceksiniz.

Now you surface dwellers will experience a true conqueror's ambition.

Click to see more example sentences
sakin inhabitant

Buranın sakinleri için bir canavar olabilirsin ama O'Doul için kertenkeleden başka bir şey değilsin.

You may be a monster to the local inhabitants but you're just another lizard to O'Doul.

Ben Romero, Leeke Leeke adasının tek sakiniyim tek insan sakini, öyle olacak.

I'm Romero, sole inhabitant of this island of Leeke Leeke sole human inhabitant, that is.

Bu orman, kış ortasındaki bir Avrupa ormanını andırıyor ama kavurucu bir sıcak var ve orman sakinleri yabancı.

The forest resembles a European woodland in mid winter but the heat is overpowering, and it's inhabitants, unfamiliar.

Click to see more example sentences
sakin serene

Huzur dolu bir tedirginlik ve sakin kargaşa arasında ne fark var?

What's the difference between peaceful anxiety and serene chaos?

İnanılmaz bir şahsiyet, çok cesur ve sakin ve vizyon sahibi bir kişi.

An amazing figure, very courageous and serene and visionary person.

Çok sakin, tıpkı masum bir çocuk gibi görünüyordu.

She looked so serene. Just like an innocent child.

Click to see more example sentences
sakin silent

Yani, biliyorum ki güçlü, sessiz sakin birisin.

I mean, I know you're the strong, silent type.

Sakin, sessiz huzur içinde.

Calm, silent. At peace.

Sakin bir oyun oynuyor.

He's playing a silent game.

Click to see more example sentences
sakin local

Evet, yöre sakini bir çocuk için, bu işte oldukça iyi.

Yeah, for a local kid, he's pretty good at this.

Dün gece bir bölge sakini kalp krizi geçirmiş.

Last night, a local resident suffered a heart attack.

Buranın sakinleri için bir canavar olabilirsin ama O'Doul için kertenkeleden başka bir şey değilsin.

You may be a monster to the local inhabitants but you're just another lizard to O'Doul.

Click to see more example sentences
sakin sedate

Ducky ve Jimmy ona sakinleştirici yaptı.

Well, Ducky and Jimmy sedated him.

Bu sakinleştirici değil Olivia.

That's not sedation, Olivia.

Ağrısı için sakinleştirici ve sıvı vermeye başladık ama

We've sedated him for the pain, started fluids, but

Click to see more example sentences
sakin even

Dinle. Sakin ol, okula bile uğramıyor artık o.

Listen, relax, she's not even around the school anymore.

İyi akşamlar sakin ol, bu bir soygundur.

Good evening, easy, it's a robbery.

İyi geceler, Bay ve Bayan Tree Hill sakinleri.

Good evening Mr and Mrs Tree Hill resident.

Click to see more example sentences
sakin restful

Şimdi sakin ol ve biraz dinlen.

Now calm down and get some rest.

Sakin ol, dostum, gayet iyi gidiyorsun.

Rest easy, good buddy, you're doing fine.

Sakin ol, bırak dinlensin.

Calm down. Let him rest.

Click to see more example sentences
sakin composed, composedly

Her zaman sessiz ve sakin görünüyor.

He always seems so quiet and composed.

Ama güney şiganı boyunca, çok çok sakin görünüyor.

But through the southern chicane, looking very, very composed.

Daima sakin ve soğukkanlıdır.

She's always calm and composed.

Click to see more example sentences
sakin clear

Açık ve sakin.

Clear and calm.

Bu durum, sakin bir beyin ve açık bir zihin gerektiriyor.

This situation calls for a calm mind and clear thoughts.

Deniz çok temiz ve sakin.

It's so clear and calm.

Click to see more example sentences
sakin leisurely

O yüzden ben de seni uzun, derin ve sakin bir öğle yemeğine çıkartacağım.

That's why I'm taking you to a long, deep, leisurely lunch.

Yani, bak. Kaliforniya'ya güzel ve sakin bir yolculuk yapıyoruz.

I mean, look, we're taking a nice, leisurely trip to California.

Bu gece evde sakin sakin, güzel bir yemek yiyebiliriz.

Tonight we can eat a nice, leisurely dinner at home.

Click to see more example sentences
sakin citizen

Bayan Wilson Miami sakini bir yurttaş ve büyük tehlike altında olabilir.

Miss Wilson is a citizen of Miami and may be in grave danger.

Sakin ol, vatandaş.

Citizen, calm down.

Marbaden'in sakinleri, Fransa'nın yurttaşları, tüm onur ve şan General Vavarin Delatombe'nin olsun.

People of Marbaden, citizens of France, all honor and glory be to General Vavarin Delatombe.

Click to see more example sentences
sakin cold

Soğuk bir biraz, sakin bir müzik, iyi bir dost.

A cold beer, A slow song, A good friend.

Çok kontrollü, sakin. Soğuk kanlı.

Very controlled, calm, cold-blooded.

Peg, bir tuvalet soğuk, beyaz, sakinleştirici olmalı.

Peg, a bathroom should be cold, white, soothing.

sakin occupant

Dirk Abrams, Kensington Arms'ın en son sakini.

Dirk abrams, the last occupant of kensington arms.

Şu an kamuoyunca bilinen sakinleri Crimson Dynamo Technovore, MODOC, ve

Current high profile occupants include, Crimson Dynamo, Technovore, MODOC, and

sakin orderly

Tüm sakinlerin dikkatine Bu zorunlu bir tahliye emridir.

Attention all residents, this is a mandatory evacuation order.

Onun emirleri altında İsviçreli paralı askerler Rapallo sakinlerini katletti.

Under his orders, Swiss mercenaries massacred the inhabitants of Rapallo.

sakin comfortable

Bence rahatlatıcı ve sakinleştirici tıpkı bezelye çorbası gibi.

I think it's comfortable and soothing, just like pea soup.

Onu sakinleştiriyor, belki elini tutuyor?

Comforting her, maybe holding her hand?

sakin smooth

Sakin, kontrollü, akıcı.

Calm, controlled, smooth.

Sakin ve ilgisiz ol.

Be smooth and aloof.

sakin together

Birlikte, çok güzel ve sakin bir yer bulacağız ve beraber müthiş bir hayat süreceğiz.

Together, we'll find some place really beautiful and quiet and lead a great life together.

Pam,lütfen sadece sakin ol ben oraya gelene kadar.

Pam,please just.keep it together until I get there.

sakin phlegmatic

Sismanlik insani gecimli ve sakin tabiatli yapar.

Corpulence makes a man reasonable, pleasant and phlegmatic.

sakin hushed

Sakin ol canım biraz beklesene.

Easy now. Hush, love, hush.

sakin dispassionate

En iyi uzman bilirkişiler, her zaman sakin ve hissiz olanlardır.

The best expert witnesses are always cool and dispassionate.

sakin philosophical, philosophic

Ben hala rasyonel ve sakin kalmaya çalıştım.

I still tried to remain rational and philosophical.