Turkish-English translations for sanki:

like · as · if · as if · so · be · though · as though · other translations

sanki like

Ve sanki bu sen değilsin.

And it's not like you

Ne, sanki öyle bir şey yok mu?

What, like there ain't no such thing?

Sanki kadın seni tanıyor gibi.

It's like she knows you.

Click to see more example sentences
sanki as

Sanki ona değil de bana bir şey olmuş gibi

As if something had happened to me and not to him.

Sanki bu kadar basit!

As if it's that simple!

Bu sanki görünüyor şüpheli genç bir kadın ile bir saplantı vardır.

It seems as though the suspect has an obsession with a young woman.

Click to see more example sentences
sanki if

Sanki ona değil de bana bir şey olmuş gibi

As if something had happened to me and not to him.

Ve sanki bu kadar mucize yetmemiş gibi, bu gemi aslında yaşayan bir organizma mı?

And, if that wasn't miracle enough, this ship is actually a living organism?

Sanki bir şey biliyordu.

As if she knew anything.

Click to see more example sentences
sanki as if

Sanki ona değil de bana bir şey olmuş gibi

As if something had happened to me and not to him.

Sanki sen hiç geç kalmazsın.

As if you're never late.

Sanki hiç var olmamış. Vergi ve banka kaydı, hiçbir şey yok.

It's as if he doesn't exist; No taxes, no bank records, nothing;

Click to see more example sentences
sanki so

Sanki sen daha iyisin.

Like you're so much better.

Sanki çok özel biri ya?

Like she's so special.

Yani, sanki manyetik dalgalar ya da bir zaman portalı gibi bir şey değil midir?

So it's not, like, magnetic waves, or a time portal, or something like that?

Click to see more example sentences
sanki be

O kadar güzel bir kız ki, ama sanki artık çirkin olmak istiyormuş gibi.

She's such a beautiful girl, but it's like she just wants to be ugly now.

Sanki bütün bunlar senin suçun gibi.

Like this might all be your fault.

Sanki her şey farklı olacakmış gibi.

Like things could be different.

Click to see more example sentences
sanki though

Ne garip, hakkınızda her şeyi biliyor gibi hissediyorum. Sanki ben de.

How strange, I feel as though I know everything about you.

Gerçi Tommy için kötü hissediyorum, çünkü bu, sanki,

I feel bad for Tommy, though, because this was, like,

Ama hala bir şey eksik sanki.

Uh, still something missing, though.

Click to see more example sentences
sanki as though

Ne garip, hakkınızda her şeyi biliyor gibi hissediyorum. Sanki ben de.

How strange, I feel as though I know everything about you.

Sanki onlar hiçbir şeymiş gibi ve bu beni hasta ediyor.

As though they're nothing. And that makes me sick.

Sanki, çok büyük bir mesele.

As though it's a big deal.

Click to see more example sentences