Turkish-English translations for sara:

sara · epilepsy · epileptic · other translations

sara sara

Daniel'ın Sara için duyguları olduğuna eminim, ve Sara'nın da hala ona karşı var.

I'm sure Daniel still has feelings for Sara, and she still has feelings for him.

Sen buna gerçekten inanıyor musun, Sara?

You truly believe all that, Sara?

Hoş bir aksanın var, Sara.

You've got a lovely accent, Sara.

Click to see more example sentences
sara epilepsy

Senin için bir aile bile düzenledim, karın bir sara hastası.

I've arranged a family too for you, your wife has epilepsy.

Ne bu, slogan yoksa sara nöbeti mi?

What is that, a catch phrase or is that epilepsy?

Hoş bir sara nöbeti gibi.

It's like cool epilepsy.

Click to see more example sentences
sara epileptic

Bu kız şizofren değildi ve sara da değildi, ya da bu ikisinin bir karışımı da değildi.

That girl was not schizophrenic and she was not epileptic, or any combination of the two.

Uzun zaman önce yardım ettiğim bir sara hastası.

He's an epileptic I helped a long time ago.

Hemşire Harper sara hastası.

Nurse Harper is epileptic.

Click to see more example sentences