savunmasız

Tamam bak, bu adam bunun bir şaka olduğunu düşünüyor bu yüzden biraz savunmacı olabilir.

Okay, look this guy already thinks it's a joke, so he may be a little defensive.

Ve ne kadar genç, güzel ve savunmasız olduğunu fark ettin.

And you realized how young and beautiful and vulnerable she was.

Kendimi savunmak için bana bir şans ver.

Come on, give me a chance to defend myself.

Çünkü o kız şu anda kendini çok savunmasız hissediyordur.

'cause that little girl Is feeling very vulnerable right now. Really?

Bütün gereken sadece zayıf bir anı ve şimdi o çok savunmasız.

All it takes is one weak moment, and she's very vulnerable right now.

Güçsüz, savunmasız olacaktır. Ve bu onu öldürmem için bir fırsat olur.

He'll be weak, vulnerable, and that will be my opportunity to kill him.

Çünkü bu polisler, kendilerini savunurken silahlarını boşaltmışlar ve bir sivil ölmüş.

Because these officers, while defending themselves, discharged their weapons, and a civilian died.

Ve kadın seksi. Belki kadın savunmasız olduğu için seçti onu.

And she's hot. maybe she picked him because he's vulnerable.

Hayır, beni savunmasız bırakıyor, bu da beni rahatsız ediyor.

No, it makes me vulnerable and that makes me uncomfortable.

Fransa'nın yeni bir Kralı ve savunmasız yalnız bir Kraliçesi var.

France has a new king and a lonely and vulnerable Queen.