Turkish-English translations for saygıdeğer:

honorable · respect, respected, respectable, respectful · honourable · Reverend · esteemed · venerable · worthy · distinguished · reputable · revered · other translations

saygıdeğer honorable

Saygıdeğer Charles H. Hungadunga'ya, c o Hungadunga, Hungadunga, Hungadunga, Hungadunga McCormick.

Honorable Charles H. Hungadunga, c o Hungadunga, Hungadunga, Hungadunga, Hungadunga McCormack.

Sen saygıdeğer bir adamsın.

You're an honorable man.

İyi akşamlar bayanlar ve baylar, Polis Şefi Disipio ve polis kuvvetlerinin saygıdeğer üyeleri.

Good evening, ladies and gentlemen, deputy chief disipio, and honored members of our police force.

Click to see more example sentences
saygıdeğer respect, respected, respectable, respectful

O güvenilir bir meslektaşım ve saygıdeğer bir cerrah ve ben Ben de plastik cerrahım.

He's a trusted colleague and a respected surgeon, and I And I'm a plastic surgeon.

Efendim, bu saygıdeğer bir kadına uygun bir değil.

Sir, it isn't a job for a respectable woman. No.

Daisy, hayatım bu Bu saygıdeğer bir davranış olmazdı.

Daisy, darling, that that wouldn't be respectable.

Click to see more example sentences
saygıdeğer honourable

Elizabeth, seni yeni arkadaşım ile tanıştırmama izin ver, saygıdeğer ama sakar, Watson.

Elizabeth, let me introduce you to my new friend, the honourable, but clumsy, Watson.

O saygıdeğer bir adam.

He is an honourable man.

Ekselansları, saygıdeğer misafirler, bayanlar ve baylar.

Your Magnificence, honoured guests, ladies and gentlemen.

Click to see more example sentences
saygıdeğer Reverend

Hayır hayır, şöyle olacak "Bayanlar baylar ve saygıdeğer peder

No, no that's, "Ladies and gentleman and Reverend Father

Bayanlar baylar ve saygıdeğer peder Dermot ile ilk kez hırsızlık yaparken

Ladies and gentlemen and Reverend Father "the first time me and Dermot went shoplifting

Saygıdeğer Malcolm X?

Reverend Malcolm X?

Click to see more example sentences
saygıdeğer esteemed

Bayanlar ve baylar, saygıdeğer öğrenciler, Sebastian Hastings'in arkadaşları ve ailesi.

Ladies and gentlemen, esteemed alumni, friends and family of Sebastian Hastings,

Ben de saygıdeğer Profesör Morris Katz ve sen de vaktimi harcıyorsun.

I am the esteemed Professor Morris Katz, and you are wasting my time.

Bayanlar, baylar, saygıdeğer hissedarlar ve basın mensupları, Ve Papa.

Ladies and gentlemen, esteemed stockholders members of the press, Your Holiness.

Click to see more example sentences
saygıdeğer venerable

İyi akşamlar, Saygıdeğer Jorge.

Good evening, Venerable Jorge.

Sizin fikriniz ne, Saygıdeğer Jorge?

What's your opinion, venerable Jorge?

Evet, saygıdeğer Peder.

Yes, venerable Father.

Click to see more example sentences
saygıdeğer worthy

William McKinley çok saygıdeğer bir adamdır.

William McKinley is a very worthy man.

Ah, selam ve iyi akşamlar sana, saygıdeğer dostum.

Ah, salaam and good evening to you, worthy friend.

Sen saygıdeğer bir düşmansın.

You are a worthy adversary.

Click to see more example sentences
saygıdeğer distinguished

Saygıdeğer meslektaşlarım, bayanlar ve baylar.

Distinguished colleagues, ladies and gentlemen.

Saygıdeğer yetkililer ve sevgili çocuklar ve sevgili vatandaşlarım

Honorable authorities dear children and distinguished citizens.

Saygıdeğer bir yazar ve akademisyen Dr.

He is a distinguished author and scholar,

Click to see more example sentences
saygıdeğer reputable

Chez Katia çok saygıdeğer bir butiktir.

Chez Katia is a very reputable boutique.

Bu çok saygıdeğer görünüyor.

This one looks very reputable.

Toplanın saygıdeğer konuklar! Ve ayrıca şöhreti sorgulanabilir olanlar!

Gather, esteemed guests! and those of questionable repute.

Click to see more example sentences
saygıdeğer revered

Tanrıça Ama'nın kutsal iyileştirici bir maskesi vardı ve onu Mali'de saygıdeğer bir şaman verdi.

The Goddess Ama possessed a sacred healing mask and gave to a revered Shaman.

Saygıdeğer amcam eve hoşgeldiniz.

Revered uncle, welcome home.

Saygıdeğer efendim, ben hazırım.

Your Reverence, I am ready