seçer

Peki, öyleyse neden yok sadece sonra beni ara ve, uh, edeceğiz bir yer seçer?

Okay, so why don't you just give me a call later and, uh, we'll pick a place?

Ancak bir yere gitmeden önce bir kart seçer misin lütfen? Herhangi bir kart.

But before you go anywhere, could you please, pick a card, any card.

Baban burada yaşamıyor çünkü ben sadece tek bir çocuk yetiştirmek istedim ve seni seçtim.

Your dad isn't living here because I only wanted to raise one kid, and I chose you.

Bak Catherine doğru ya da yanlış. Senden oldukça farklı bir yol seçtim.

Look, Catherine, right or wrong, I have chosen a completely different path than you.

Bu elbiseyi seçtim, çünkü en sevdiğin rengin pembe olduğunu biliyorum.

I picked this dress because I know pink is your favorite color.

Sence normal bir insan o kadar imkansızimkansız bir işi mi seçer?

You think that a normal person would choose a job that impossible?

Ben mi o treni seçtim yoksa o tren mi beni seçti bilmiyorum.

Now, I don't know if I picked that train, or that train picked me.

Biliyorum ve bu yüzden onun şarkısını seçtim tamam mı?

I know, and that is why I chose his song, okay?

Evet, belki bir dahaki sefere filmi ben seçerim?

Yeah, maybe next time I could choose the movie?

Ama bu sefer, bunu ben seçiyorum.

But this time, it's my choice.