seçti

Sıradan bir çocuk parayı seçerdi ama sen sıradan bir çocuk değilsin, öyle değil mi?

Any ordinary child would have taken the money, but you're no ordinary child, are you?

Demek istediğim, etrafta yürüyorsun biliyorum, bayan ama güven bana, git ve kendine bir mezar seç.

I mean, I know you're walking around, lady but trust me, go out and pick yourself a nice grave.

Bu bir savaş ve er ya da geç, ya bizi ya da onları seçmek zorunda kalacaksın.

Huh. This is a war, and sooner or later, you're going to have to choose: Us or them.

Sıkıcı bir aile hayatıaile hayatı seç ya da bir kadın ol, yalnız ve ezik kal.

Choose a boring family life or become a woman and end up alone and a loser?

Evet, kolay ya da zor yolu seç.

That's right. Easy way or the hard way.

Neyi seçtiğin önemli değil sen her zaman benim küçük kardeşim olacaksın.

No matter what you choose you'll always be my little brother.

En azından onun için güzel bir nokta seçmiş.

Well, at least they chose a beautiful spot for him.

Bu davada çalışan bir sürü adam vardı ama o beni seçti.

There were a lot of guys working on the case, but he chose me.

Daha iyi bir tane seç.

Take a better one.

Hayır, hayır, başka birini seçin.

No no no, take somebody else.