Turkish-English translations for ses:

voice · sound, sounds · noise · tone · call · audio · vocal · cry · phone · sonic · shout · volume · beat · crunch · note · speech · acoustic · other translations

ses voice

Bir şey bir şey oldu ve ben sadece sesini duymak istedim.

Something something happened, and I I just needed to hear your voice.

Evet, sanırım o küçük ses doğru değildi.

Yeah, I guess that little voice was wrong.

Bu ses sana ne söyledi?

What did the voice tell you?

Click to see more example sentences
ses sound, sounds

Tamam, ben ses iyi değil biliyorum, ama hiçbir şey olmadı, tamam mı?

Okay, I know it doesn't sound good, but nothing happened, okay?

Bu ses de ne demek, Daniel?

What's that sound mean, Daniel?

İşte bu çok daha temiz bir ses.

So there's a more clear sound.

Click to see more example sentences
ses noise

Bu ses beni deli ediyor.

This noise is driving me crazy.

Bu o ses, öyle değil mi?

It's that noise, isn't it?

Şimdi Ferrari tüm bu motor sesi işini çok çok ciddiye alıyor.

Now Ferrari take this whole engine noise business very, very seriously.

Click to see more example sentences
ses tone

Hayır, o ses tonunu duyuyorum ama bu benim hayal gücüm olabilir.

No, I'm hearing a tone, but it could be my imagination.

Ses tonuna dikkat et bayım.

Watch your tone, mister.

Bir de özel ses tonu mu istiyorsun?

You need a special tone too?

Click to see more example sentences
ses call

Birkaç gün önce, o çocuk geldi ve bana "bayan," diye seslendi.

A couple of days ago, this kid came in, he called me "miss.

Arayan her kimse onun sesi gibi olabilir Fakat bu o olmayacak.

Whoever calls may sound like her but it's not gonna be her.

Hayır, ama ona Teğmen Cameron diye seslendi.

No, but he called him lieutenant Cameron.

Click to see more example sentences
ses audio

Kaptan, son seyir defteri girişinin de bir kısmı var, sadece ses.

Captain, we also have a portion of the last log entry. It's audio only.

Senin de harika bir sesin var.

The your You have wonderful audio.

Senin ses ve görüntün uyumlu değil.

Your audio and video doesn't match,

Click to see more example sentences
ses vocal

Çok iyi bir ses koçusunuz Bay Shue, ama eğitimli bir koreograf değilsiniz.

You're a great vocal coach, Mr. Schue but you're not a trained choreographer.

Bu bir ses egzersiz tekniği.

It's a vocal technique exercise.

Ses tellerin dönüşüm sırasında birbirine yapışmış olmalı.

Your vocal cords must have fused during the transformation.

Click to see more example sentences
ses cry

Yani, ben yüksek sesle ağlama için bir melek, ile evlendi.

I mean, I was married to an angel, for crying out loud.

Mike, sesin ağlayan bir kız sesi gibi geliyordu.

Mike, your voice sounds like a girl crying.

Bana kız sesi gibi geldi, ağlıyordu.

It sounded like a crying girl.

Click to see more example sentences
ses phone

Ve ben üzgün ses duydum çok telefon üzerinden senin, olan.

And I heard that upset voice of yours over the phone, too.

Telefonda bir kadın sesi duymak ne kadar da komik.

Funny to hear a woman's voice on the phone.

Ben telefon sesi duydum.

I heard a phone ring.

Click to see more example sentences
ses sonic

Onları iğne gibi düşün ve bu dolarlar için bir çeşit ses dalgası bowlingi.

Think of them as pins, and this as a sort of a sonic bowling for dollars.

Hayır, bu tamamen farklı bir ses düzeyi.

No, it's an entirely different sonic level.

Bir tür ses bombası.

A sort of sonic bomb.

Click to see more example sentences
ses shout

Gelin herkes, yüksek sesle bağırın Bir yıldız doğdu

Come on, everybody, shout out loud A star is born

Kuzen Sebastian bağırdı, "Kes sesini lütfen!

And cousin Sebastian shouted, "Please shut up!

Bu kadar yüksek sesle bağırma.

Hey! Don't shout so loud!

Click to see more example sentences
ses volume

Ve çok iyi bir sesi ve tasarımı.

And very good volume and projection.

Ergenler daha çok alkol almak ve yüksek seste kültürel olarak uygunsuz müzik dinlemeye eğilimlidirler.

Adolescents are more likely to drink alcohol and listen to culturally inappropriate music at high volum

Belki de sesi kısık

Maybe the volume

Click to see more example sentences
ses beat

Kes sesini ve defol!

Shut up and beat it!

Bas git ve sessiz ol, anladın?

Beat it and keep quiet, understood?

Her dakika, her saniye kalbimin her atışında o ses beni çağırıyor.

Every minute, every second, every beat of my hearts, there it iscalling to me.

Click to see more example sentences
ses crunch

Bu kasede crunch bebeyim. Kasede sessiz değil.

It's cap'n crunch, babe, not cap'n quiet.

ses note

Jay ve Sessiz Bob, sadece keşlerin gülebileceği bir şaka.

Jay Silent Bob are one-note jokes that only stoners laugh at.

ses speech

Kimya, dokunma, ses derecesi, göz teması, sansürsüz konuşma.

Chemistry, touch, voice pitch, eye contact, uncensored speech.

ses acoustic

Silah sesi gibi geldi. hayır, hayır, sadece kötü akustik. herşey iyi, gerçekten.

Sounds like weapons fire. No, no, no, it's just bad acoustics. Everything's fine, really.