silahı

Silah? Bu iyi bir fikir değil.

That's, uh, that's not a good idea.

Ama ben ölü bir adam buldum ve onu öldüren silah da bende.

But I've found a dead man, and I've got the gun that killed him.

Bir hedef olacaksın, ama burada bir silah var ve çok az bir insanın haberi var.

You will become a target, but there is a weapon here that very few people know about.

Tehlikeli bir şey değil çünkü bu bir silah değil.

It's not dangerous because it's not a gun.

Bu tatlı küçük bir kız için büyük bir silah.

It's a big gun for such a pretty little girl.

Ne kadar yakın olduğunuzu biliyorum ve bu noktada bu elimizdeki en iyi silah olabilir.

I know how close you two are, and that may be our best weapon at this point.

Sadece silahı bana ver. Ve sonra her şeyi açıklayacağım, söz veriyorum.

Just give me the gun, and I'll explain everything, I promise.

Her silahın değişik gücü vardır; zayıf ve kuvvetli, hafif ve ağır hafif ve ağır,

Every weapon has a different power long and short weak and strong light and heavy

Bırak sana yardım edeyim, silahı bana ver.

Let me help you; give me that gun.

Sen bana o silahı ver, ben de sana telefonu vereyim.

You give me that weapon, and I'll give you this phone.