Turkish-English translations for sinema:

movie, movies · cinema · the movies · theater · film · theatre · movie theater · screen · movie house · drive · movie theatre · cine · other translations

sinema movie, movies

Oh, oh, sadece bir sorum var: bu sinema ne hakkında?

Oh, oh, I just have one question: what is this movie about?

Bu "sinemaya gitmek ister misin?" gibi bir şey değil.

well, it's not like, "do you wanna go to the movies?

Mac ve Dennis sinema gecesi!

Mac and Dennis movie night!

Click to see more example sentences
sinema cinema

Sinema tarihi hakkında nasıl bu kadar çok şey biliyorsun.

How is it that you know so much about cinema history?

Burası çok güzel bir sinema.

This is a beautiful cinema

Yakınlarda bir de sinema var.

You know there's a cinema nearby?

Click to see more example sentences
sinema the movies

Son kez söylüyorum, bu bir sinema değil!

For the last time, it's not a movie!

Sue, Angel ve ben her pazar gecesi sinemaya gidiyoruz.

Sue, Angel and I go to the movies every Sunday night.

Bu hayır sinema için miydi?

Is that no to the movie?

Click to see more example sentences
sinema theater

Film zaten pahalı bir şey. Ve sinemalar da video projektörlerine geçmeye başladı.

Film is just too damn expensive and the theaters are already converting to video projectors.

Merkezde bir sinema var. Eczane ve birkaç da bar var herhalde.

There's a movie theater downtown, a drugstore and a couple of bars, I guess.

Bu yüzden, bir sinema kiralayacağım!

So, I'm gonna rent a theater!

Click to see more example sentences
sinema film

En iyi arkadaşı Alice vampirleri seviyor ve sinema okuluna gitmek istiyor.

Her best friend Alice loves vampires and wants to go to film school.

Bak dostum, benim sinema deneyimim var.

Look, man, I got film experience.

Sinema ve film arasındaki farklar.

The difference between movies and film.

Click to see more example sentences
sinema theatre

Belki sinema daha büyük olursa daha fazla para kazanırsın.

Maybe if the theatre is bigger you would make more money.

Bu senin babanın sinema salonu mu?

Is it your father's theatre?

Yüzme havuzu, binicilik, sinema, tiyatro.

Swimming pool, riding arena, cinema, theatre.

Click to see more example sentences
sinema movie theater

Merkezde bir sinema var. Eczane ve birkaç da bar var herhalde.

There's a movie theater downtown, a drugstore and a couple of bars, I guess.

Kilise, sinema salonu, bowling salonu.

Church, movie theater, bowling alley.

Korkunç sinema, eski film, oyuncak bebeklerle konuşma.

The creepy theater, the old movie, talking to dolls.

Click to see more example sentences
sinema screen

Sinema perdesinde gerçekte öne-arkaya yoktur. Bu sadece optik bir yanılsamadır.

There is no back-forth on a movie screen, that's just an optical illusion.

Daha çok sinema açılıyor.

More screens are opening.

Dört salonlu sinema.

Four-screen movie theatre.

sinema movie house

Sence evim sinema filmi gibi mi görünüyor?

You think my house looks like a movie?

Bir sinema evi inşa etmek istiyorum.

I want to build a movie house.

sinema drive

Burası bir sinema değil, bir yemek odası.

This is not a drive-in. It's a dining room.

KITT, artık arabalı sinemalar yok.

KlTT, there are no more drive-ins.

sinema movie theatre

Dört salonlu sinema.

Four-screen movie theatre.

sinema cine

Patron, sinema yıldızı, Salman Dabang'ı çok ünlü.

Boss, cine-star Salman of'D abang' fame.