Turkish-English translations for sohbet:

chatting, chat · conversation · talk · to chat · chitchat · small talk · to talk · commune · banter · other translations

sohbet chatting, chat

Ah, oturup sohbet etmek isterdim ama, bir kasaba toplantısı var.

Oh, uh, I'd love to sit and chat but there's a town meeting.

Bu sabah sohbet etmek için zamanım yok.

I don't have time to chat this morning. Okay.

Dennis ve ben uzun uzun sohbet ettik

Hi. Dennis and I had a nice, long chat.

Click to see more example sentences
sohbet conversation

Bu çok saçma bir sohbet, güzelsin ve her zaman güzel kalacaksın.

This is a ridiculous conversation. You're beautiful. You've always been beautiful.

Bu şehirde iyi bir sohbet bulmak zor.

Good conversation is hard to find in this town.

Ama yorgun ve açım, sohbet için de hiç havamda değilim.

I'm tired and hungry, and I'm not in the mood for conversation, okay?

Click to see more example sentences
sohbet talk

Burası sohbet için uygun bir yer değil

This is not a good place to talk

Pekala, bu kadar kız sohbeti yeter.

Well, enough of this girl talk.

Harika bir sohbet oldu.

That was a great talk.

Click to see more example sentences
sohbet to chat

Ah, oturup sohbet etmek isterdim ama, bir kasaba toplantısı var.

Oh, uh, I'd love to sit and chat but there's a town meeting.

Bu gece oğlanlar hakkında sohbet etmek için iyi bir fırsat değil mi?

lsn't a night like this a good chance to chat about boys?

Bu sabah sohbet etmek için zamanım yok.

I don't have time to chat this morning. Okay.

Click to see more example sentences
sohbet chitchat

Bu sohbet için biraz fazla değil mi?

Not much for the chitchat, huh?

Ooh, küçük bir aile sohbeti.

Ooh, a little family chitchat.

Bu pek parti sohbeti sayılmaz.

It's not exactly party chitchat.

Click to see more example sentences
sohbet small talk

Başka bir küçük sohbet gecesi.

Another night of small talk.

Sadece küçük bir sohbet.

Just making small talk.

Sadece akşam yemeği, bilirsin, yemek, küçük bir sohbet, gülmek, yalanlar.

It's just dinner, you know, meal, small talk, and laughs, lies.

Click to see more example sentences
sohbet to talk

Burası sohbet için uygun bir yer değil

This is not a good place to talk

Sizinle sohbet etmek çok güzel, Bay Daily.

Very good to talk to you, Mr Daily.

Aslında tatlı bir kızla Kierkegaard hakkında sohbet ettim.

I actually talked to a cute girl about kierkegaard.

Click to see more example sentences
sohbet commune

Vodka, kız sohbeti, ortak giysi dolabı eşittir mutlu Tamara.

Vodka plus girl talk plus communal closet equals happy Tamara.

Hartford Yetkilisinin eşi Picasso ile mi sohbet ediyordu?

Wife of Hartford executive communing with Picasso?

Diddles, kokatularla sohbet etti.

Diddles communed with the cockatoos.

sohbet banter

Çünkü barda sohbet

Because bar banter?