sonucu

O çok genç ve güzel. sana ne olduğunu söyledim. onun burada bulunması bir kaza sonucu oldu.

She's so young and pretty. I told you what happened. It's an accident she's here.

O kadar da kötü bir adam değil, sonuçta.

He's not such a bad man, after all!

Evet ama sonuçta senin bir oğlun var

Yes but, after all, you have a son

Ya da belki sonuçta, çok farklı değiliz.

Or maybe we're just not so different after all.

Bazen işler daha kolay, bazen de çok zor oluyor ama sonuçta her zaman çok eğlenceli.

Sometimes it's easy, sometimes it's very tough, but it's always a lot of fun.

Özür dilerim ama ben de sonuçta bir erkeğim.

I'm sorry, but I'm just a man after all.

O da bir şey sonuçta, sadece

That's something. I just

Sonuçta onlar da bizim gibi bir aile. Tamam mı?

They're just a family, like us, all right?

Sonuçta o benim tek kız kardeşim, ve ben

After all, she's the only sister I have and I

Oğlu için en iyisini istiyor, onun babası sonuçta.

He wants the best for his son, he's the father.