sorgular

Babam konuştu, Paul onu sorguya çekti, Augistine yardım etti ve ben o sihirli sözcükleri düşündüm.

My father talked, Paul questioned him, Augustine helped us and I thought of those magical words.

Beyler, ben bunun bilimsel bir sorgu olduğunu sanıyordum.

Gentlemen, I thought this was to be a scientific interrogation.

İki tanık da Conrad Grayson ve helikopter pilotu dün gece sorguya çekildi.

Uh, the two eyewitnesses, Conrad Grayson and the helicopter pilot, were questioned last night.

Bu resmi bir sorgu gibi bir şey mi?

So, is this, like, an official interrogation?

Evet efendim. Ajan Knox dün gece sorgu için getirmis.

Yes, sir, Agent Knox brought him in for questioning last night.

Çocuğu dün bulduk ve onu sorgu için buraya getirdik.

We found the kid yesterday and brought him in for questioning

Subay David ve Özel Ajan McGee mürettebatı sorguya çekiyor.

Officer David and Special Agent McGee are questioning the crew.

Aşağı katta bir sorgu odasına ihtiyacım var.

I need an interview room downstairs.

Sabah resmi olarak sorgulanmak için geri gelecek.

He's coming back in the morning for formal questioning.

O zamana kadar da bu sorgu bitmiştir, Dedektif.

Until then, this interrogation is over, Detective.