taşımaz

Ya da en azından şemsiye taşımaya

Or at least carrying an umbrella.

Arkadaşım Forrest taşınıyor ve kutulara ihtiyacı var.

My friend Forrest is moving and he needs boxes.

Birkaç yıl önce kumar oynamak ve ruhsatsız silah taşımaktan tutuklanmış.

Couple of arrests years ago, gambling and unlicensed firearm.

Zürih polisi kırmızı bir banka çantası taşıyan bir Amerikalıyı arıyor.

Zurich police are looking for an American carrying a red bank bag.

Bir bayan senin birşey taşımanı istiyor.

A lady wants you to deliver something.

Doğru, o da taşınmıştı.

That's right. And he moved.

Şimdi de gerçekten taşınıyor.

Now she's really moving out.

Ve bu güç bizi ileriye taşıyacak.

And strength shall carry us forward.

Bebek gibi taşıdı, Ve eve getirdi sana getirdi!

Carried like a babe, And brought me home to you!

Taşınıyor ve sonsuza kadar kalacak.

She's moving in and staying forever.