talihsizliğine

O zaman biz bile değiliz anlamına gelir ve bu düzeltmek için tek bir çok talihsiz bir yolu var.

Well, then that means we're not even, and there's only one very unfortunate way to fix that.

Ve bu çok talihsiz bir durum çünkü o çok tatlı bir kız.

And that's unfortunate, because she really is a lovely girl.

Senin burda olduğun her gün iyi bir gün olur ama bugün senin en talihli günün.

Every day is a great day when you are here but today is your most fortunate day.

Ama bizim için talih bu.

But for us it's good.

Talihsiz bir kaza mı, yoksa cinayet mi?

Was it A terrible accident, or was it murder?

Burada her gün nefis bir gündür ama bugün senin için en talihli gün.

Every day is a great day when you are here. Today is your most fortunate day.

Çok talihsiz bir kaza oldu.

It was a very unfortunate accident.

Talihsiz bir kaza sonucu, bir tanesi bu sabah Los Angeles Hayvanat Bahçesi'nde öldü.

Through an unfortunate accident, one was killed this morning in the Los Angeles Zoo.

Kardeşin çok talihsiz bir hata yaptı.

Your sister made a very unfortunate mistake.

Aynı kötü talih, değil mi?

With the same bad luck.