tamamiyle

Bu tamamiyle büyük bir hata.

This is all a big mistake.

Bu da ne Tamamiyle yeni bir şey

What's this Why, it's completely new

Üzgünüm efendim, ama korkarım otel tamamiyle dolu.

I'm afraid, sir, the hotel is completely full.

Tabii bu tamamiyle senin suçun değildi.

Of course, it wasn't entirely your fault.

Bu tamamiyle farklı bir oyun.

It's a whole different ball game.

Bu tamamiyle bir öykü, evlat.

That's quite a story, son.

Fakat onları kabul etmek tamamiyle imkansızimkansız.

but to accept them is absolutely impossible.

Oh. evet, fakat dün tamamiyle senin suçun değildi.

Oh. Yeah, but yesterday it wasn't all your fault.

Evet, Bu şimdi bana tamamiyle bir ipucu veriyor.

Yeah, this is totally giving me a clue right now.

Bu tamamiyle doğru, Jack.

Oh, it's so true, Jack.