Turkish-English translations for tarz:

style · kind · way · type · sort · fashion · school · manner · genre · modus · angle · wise · form · pattern · other translations

tarz style

Çünkü o polis öldürmeyecek kadar akıllı, ve bu onun tarzı değil.

'Cause he's too smart to kill a cop, and it's not his style.

Belki de oldu demelisin. Çünkü "Londra tarzı" kulağa hoş geliyor.

Maybe you should say it is, because "London style" sounds nice.

Seninle yapıyoruz ama senin bir tarzın yok.

I do business with ya, but you have no style.

Click to see more example sentences
tarz kind

Ve dedim ki: "Hayır, o tarz bir kız değil,

And I said, "No, she's not that kind of a girl.

Bu tarz bir şey daha önce de yapmışsın. Evet.

You, you've done this kind of thing before?

Ve burası senin tarzın bir yer sayılmaz.

And it's not exactly your kind of place.

Click to see more example sentences
tarz way

Bu bizim için değişik bir hayat tarzı.

This is a different way of life for us.

Bu da bir yaşam tarzı.

Well, it's a way of life.

Bu onun tarzı sadece.

It is only his way.

Click to see more example sentences
tarz type

Bu tarz bir şeyi daha önce de yaptı.

She's done this type of thing before.

Ama kız senin tarzın değil.

But she's not your type.

Bazı medya öğrencileri "Soru Zamanı" tarzı bir şey yapıyorlar.

Some media students doing a Question Time type thing.

Click to see more example sentences
tarz sort

Ne tarz bir kadın bu?

What sort of woman is she?

Pekala, bu tarz bir koser için güzel değil mi?

Well, it's good for this sort of concert, isn't it?

Sadece o tarz bir şey demiş.

It's only sort of what she said.

Click to see more example sentences
tarz fashion

Bu eski tarz bir kaçış görevi, dostum.

This is an old-fashioned escape mission, buddy.

O eski tarz bir centilmen.

He's an old-fashioned gentleman.

Eski tarz gibi geliyor ama bir dene.

It sounds old-fashioned, but try it.

Click to see more example sentences
tarz school

Evet, evet, eski tarz. Billy ve Stu gibi.

Yeah, yeah, old school, like Billy and Stu.

Bu çok eski tarz.

That's so old school.

Ama hala eski tarz bir ses.

But it's still an old school noise.

Click to see more example sentences
tarz manner

Biliyor musun çok güzel bir tarzın var.

You know what? You have nice manners.

Ama onun tarzı yok.

But he's got no manners

Neden yeni bir giyim ve konuşma tarzı?

Why the new manner of dress and speech?

Click to see more example sentences
tarz genre

Yeni bir müzik tarzı icat ettin.

You've invented a new musical genre.

Bu film, tarzı için bir klasik.

It's a classic of the genre.

tarz modus

Faaliyetleri ve suç işleyiş tarzı

Activities and modus operandi

tarz angle

Ne garip bir tarz.

It's a weird angle.

tarz wise

İnşa tarzları biraz rahatsız edici.

And, construction-wise, a little disturbing.

tarz form

Ama neden bu tarz bir grup böyle bir şeye karşı?

But why form a group against something like this?

tarz pattern

Ama konuşma tarzı.

But speech patterns.