tavsiye

Bir de tavsiye vereyim Bu hafta sonu sakın kırmızı ya da beyaz bir araba kullanmayın.

Oh, a word of advice don't even think of driving a red or a white car this weekend.

Bunu senin için zor bir zaman olduğunu biliyorum, ama bir tavsiye vereyim;

I know this is a difficult time for you, But word of advice:

Benimle geldiğin için teşekkür ederim ve tavsiyelerin için de teşekkür ederim.

Thank you for coming with me And thanks for your words of advice.

Önemli bir şey yok, bir arkadaşım ne olduğunu bilmediğim bir konuda tavsiye istiyor.

Oh, nothing, some friend of mine wants some advice about something I don't know what.

Bak, kız kardeşin çok korkmuş ve sana kötü bir tavsiye vermiş.

Look, your sister is very scared, and she gave you bad advice.

Bu gerçekten iyi bir tavsiye.

You know, that's really good advice.

Ne, artık senin için yeterince iyi bir tavsiye değil mi yoksa?

What, is good advice not good enough for you anymore?

Ama aynı zamanda o bir doktor, sana iyi bir tavsiyede bulundu.

But he's also a doctor, and he gave you some very good advice.

Üniversiteden sonra bir kız arkadaşım beni şirkete tavsiye etti ve bana teklif ettiler.

And after college, a girl I knew recommended me to a firm and they offered me a job.

Gelecek için iyi bir tavsiye ister misin?

Do you want a good advice? for the future.