teorisi

Nick, sen harika bir dedektifsin ve bu da çok iyi bir teori.

Look, Nick, you're a great detective. And this is a very good theory.

Sadece bir teori ama acaba senden daha iyi bir avukat mı?

This is just a theory, but is he a better lawyer than you are?

Tamam, bak, Bu çok ilginç bir teori,

Okay, look, that's a very interesting theory,

Evet, ama bu farklı bir teori.

Yes, but this is a different theory.

Ve bu bir gerçek, teori değil. Yani git ve bul onu.

And that's a fact, that's not a theory, So go find him.

Bir teorim yok ama bu adam iyi bir şüpheli gibi görünüyor.

I don't have a theory, but this guy sure looks good as a suspect.

Bir teori üzerinde çalışmaya başladım ve bu istasyonu inşa etmeye başladık.

So I started working on a theory and we started building this station.

Gerçekte ne olduğunu hiç kimse bilmiyor, ancak herkesin bir teorisi var.

Nobody really knows what happened, but everybody's got a theory.

Profesör, bu gerçekten ilginç bir teori.

Professor, that's a really interesting theory.

Çünkü bence o gerçekten iyi bir teori.

Because I think it's a really good theory.