Turkish-English translations for tercih:

preference, prefer, preferred, preferences · choice · choosing · option · pick · predilection · favoured · other translations

tercih preference, prefer, preferred, preferences

Şimdi de bana "Sen iyi bir anne değilsin, işini bana tercih ediyorsun." diyor.

Now, he tells me "You're not a good mother you prefer your work to me.

FBI ajanı olmayı tercih ederim.

I prefer being an FBI agent.

Aslında, Mike'ı tercih ederim.

Actually, I prefer Mike.

Click to see more example sentences
tercih choice

Sanırım burada yalnızca tek bir doğru tercih var, değil mi?

I guess there's only one right choice, isn't there?

Hayat bana her zaman bir tercih şansı olduğunu öğretti.

Life has taught me that there's always a choice.

Bu bir tercih dostum.

It's a choice, man.

Click to see more example sentences
tercih choosing

Tamam, yani sen hüküm giymiş bir teröristi bana tercih ediyorsun.

Um Okay, you are choosing a convicted terrorist over me.

Ya da Zhaan'ı bana tercih et ve yüzüğü al.

Or choose Zhaan over me and take the ring.

Ne tür bir medeniyet bu sekil bir duvar kagidi tercih eder?

What kind of civilisation chooses this as its wallpaper?

Click to see more example sentences
tercih option

Benim için bir tercihin var mı?

You got an option for me?

Bu büyük bir tercih.

That's a major option.

Ben şahsen bunu tercih ederdim.

I'd personally prefer that option.

Click to see more example sentences
tercih pick

Tweetie ve Sylvester arasında tercih yap.

Pick between Tweetie and Sylvester.

tercih predilection

Ve bu benim suçum değil Benim iyi yetiştirme, makul zeka ve yeterli kişisel hijyen için bir tercih var.

And it's not my fault that i have a predilection for good breeding, reasonable intelligence, and passable personal hygiene.

tercih favoured

Tercihi keskin uçlu pala kullanmak.

Favours a razor-edged machete.