tereyağının

Şimdi biri bana tereyağı getirsin.

Now somebody get me some lard.

Bu bizim için ekmek ve tereyağı!

It's bread and butter for us!

Şimdi bütün ihtiyacımız biraz tereyağı, biraz süt ve... . biraz kahve.

Now all we need is some butter, some milk, and some coffee.

Biraz ekmek ve tereyağı.

Some bread and butter.

Ekmek ve tereyağı lütfen.

Bread and butter, please.

Şey, biraz daha tereyağı alabilir miyiz, lütfen?

Uh, could we have some more butter, please?

Ekmek ve tereyağı.

Bread and butter.

Bir, iki, üç, Tereyağı Kampı!

One, two, three, Camp Butter!

Ekmek ve tereyağı baba?

Bread and butter, Dad?

Deri döşemeleri çok güzel kokuyor ve yumuşacık sanki tereyağı gibi.

The leather smells so good and it's soft, like butter.