Turkish-English translations for terk:

leaving · left · abandonment, abandon, abandoned · desertion, desert · dereliction · quit · renouncement · other translations

terk leaving

Artık arkadaşız ve sen, beni ve o çocuğu terk etmek mi istiyorsun?

We're friends now, and you want to leave me and him, the boy?

Bir daha beni sakın terk etme.

Don't you ever, ever leave me again.

Oyun bitti, Ama o asla terk etmeyecekti.

Game over, but she was never gonna leave.

Click to see more example sentences
terk left

Buradaki bütün işler, çocuklar, her şey ve kocam beni bir hafta önce terk etti.

All the work around here, and the kids, and everything and my husband left me a week ago

O o beni, başkası için terk etti.

He He left me for someone else.

Belki onu terk ettim.

Maybe I left him.

Click to see more example sentences
terk abandonment, abandon, abandoned

Evet, ama onun listesinde üst annesi olmak zorunda Kim onu terk ve kardeşi, değil mi?

Yeah, but top of his list has to be his mother who abandoned him and his brother, right?

Terk edilmek kolay değil, değil mi?

It's not easy being abandoned, is it?

Sen beni terk ettin.

You abandoned me. What?

Click to see more example sentences
terk desertion, desert

Bu bebek annesi tarafından terk edildi ve yeni bir anneye ihtiyacı var.

This baby was deserted by its mother, and it's going to need a new one.

Evet, terk edilmiş kırmızı çatılı bir ev.

Yes, a deserted house with a red roof.

Bu okul pek terk edilmiş gibi değil.

This school is not quite deserted.

Click to see more example sentences
terk dereliction

Bu bölgede terk edilmiş bir Soğuk Savaş tesisi var.

There's a derelict Cold War facility in this area.

Bu terk edilmiş bir daire.

It's just a derelict apartment.

Berlin dışında, terk edilmiş bir fabrikada durdular.

They stopped at a derelict factory outside Berlin.

Click to see more example sentences
terk quit

Ne olursa olsun, okulu terk etme.

No matter what happens don't quit school.

Bu okul pek terk edilmiş gibi değil.

This school is not quite deserted.

terk renouncement

Terk edenler, insanlığın bağışlanması için kendilerini kırbaçlayanlar.

The Renouncers flagellate themselves for the forgiveness of humanity.