tespit

Ve yüz tanıma sistemi onu herhangi bir havaalanı, otobüs ya da tren garında da tespit etmedi.

And facial recognition hasn't spotted him in any airport, bus, or train station.

Bu sabah güneş doğmadan az önce, Paris'te büyük bir enerji dalgalanması tespit edildi.

Just before sunrise this morning A large surge of energy was detected in Paris.

Biz dün gece bazı sıradışı enerji okumaları tespit ettik.

We detected some unusual energy readings last night.

Atlantis'e doğru gelen bir kovan gemisi tespit ettik.

We've detected a hive ship heading towards Atlantis.

Bu adam bir Cylon ajanı olarak tespit edildi.

This man has been identified as a Cylon agent.

Ama o sadece Cara gibi görünüyor Biz, henüz onu tespit değil.

We haven't identified her yet, but she looks just like Cara.

Virüsü taşıyan hayvanı tespit ettik ve onu bulmak için yardım gerekiyor.

We've identified the animal carrying the virus and need help finding it.

Crais ve Talyn bir çeşit operatör hekim, iyileştirici bir tür tespit etti.

Crais and Talyn have located some kind of surgeon, a healer species.

Henüz kimliği tespit edilemedi ama elimizde bir ses kaydı var.

He hasn't yet been identified, but we do have a voice recording.

Bu tespit ettiğimiz kesinlikle ikinci bir yaşam formu.

We are definitely reading a second life form.