tezim

Bir tezim var, ama.

I got a theory, though.

Kişisel olarak değil. Ama tezim için.

Not personally, only for my project

Sonra, akşam yemeği vardı, profesör ile tezim üzerine görüştük.

Then, I had dinner with the professor to discuss a thesis.

Bu benim Master tezim.

That's my master's thesis.

Ama tezim için gel.

But come for my thesis.

Bir tezim ve bir kaç cilt tutan da makalelerim var.

There's a thesis and several binders full of journal articles.

Ha, benim tezim.

'Oh, my thesis.'