Turkish-English translations for toplamak:

gather · collect · pack · pick · assemble · round · pull · to collect · pick up · raise · recruit · to gather · round up · huddle · get together · gather up · muster · harvest · accumulate · rally · recover · summon · pluck · sum · tidy up · build · consolidate · compile · concentrate · hand-pick · clear away · smarten up · group · pile · pile up · reap · to assemble · other translations

toplamak gather

Bayanlar ve baylar, lütfen portre için toplanın.

Ladies and Gentlemen, Please gather for the portrait.

Tamam, çocuklar, etrafıma toplanın ve dinleyin.

Okay, boys, gather around and listen up.

Bay Curtis, lütfen eşyalarınızı toplayın.

Mr. Curtis, please gather your things.

Click to see more example sentences
toplamak collect

Bu yapraklar yeterli zaman daha fazla yapabildiğim kadar birçok toplamak sonra geri Rush ve Eli kadar.

That leaves more than enough time to collect as many as I can, then back up Rush and Eli.

Git benim için para topla.

Go collect money for me.

Git ve eşyalarını topla.

Go and collect your things.

Click to see more example sentences
toplamak pack

Eşyalarını topla, güzel bir not yaz ve kendine sağlıklı bir kadın bul.

Go pack your things, leave a note behind and find a healthy woman.

O zaman eşyalarını topla fazla vaktimiz yok.

Then pack your things. We haven't much time.

Git şu çürümüş kollar ve ayakları topla.

Go and pack up those rotten arms and legs.

Click to see more example sentences
toplamak pick

Tekrar, topla ve beş, ve altı, yedi, sekiz.

Pick up and five, six, seven, eight.

Git ve biraz topla.

Go and pick some.

Hemen her şeyi topla.

Pick everything up quickly.

Click to see more example sentences
toplamak assemble

Joshua, bir ekip topla ve bunu kimin yaptığını bul.

Joshua, assemble a team immediately and find out who did this.

Yapabilirseniz büyük bir güç toplayın ve onları takip edin.

Assemble as large a force as you can and follow them.

Ekibini topla, Bay Cobb.

Assemble your team, Mr. Cobb.

Click to see more example sentences
toplamak round

Toplanın, çünkü kasabada yeni bir çocuk var.

Gather round because there's a new kid in town.

Çocuklar, Rahibeler, Herkes, lütfen toplanın.

Children, Sisters, everyone, please gather round.

Yo, hey, herkes buraya gelsin toplanın.

Yo, hey, everyone, gather round. Come on.

Click to see more example sentences
toplamak pull

Şimdi kendini topla ve bana birşeyler ver.

So pull yourself together and give me something.

O zaman topla kendini.

Then pull yourself together.

Ciddiyim, topla kendini adamım.

Seriously, pull yourself together, man.

Click to see more example sentences
toplamak to collect

Bu yapraklar yeterli zaman daha fazla yapabildiğim kadar birçok toplamak sonra geri Rush ve Eli kadar.

That leaves more than enough time to collect as many as I can, then back up Rush and Eli.

Dr. Helmsley bu sabah daha çok veri toplamak için Yellowstone'a uçacak.

Dr. Helmsley is flying to Yellowstone this morning to collect more data.

Zaman bizim küçük anlaşması üzerinde toplamak.

Time to collect on our little agreement.

Click to see more example sentences
toplamak pick up

Tekrar, topla ve beş, ve altı, yedi, sekiz.

Pick up and five, six, seven, eight.

Hemen her şeyi topla.

Pick everything up quickly.

Şimdi git biraz top topla.

Now, go pick up some balls.

Click to see more example sentences
toplamak raise

Ve ben bu kampanya için milyon dolarlar topluyorum.

And I am raising millions of dollars for this campaign.

Charles Stuart da İskoç dağlıları Jakobit ordusu için para toplamak için kullandı.

And Charles Stuart used the Scottish highlanders to raise money for a Jacobite army.

O zaman hayaleti bir ordu toplamış.

Well, that ghost has raised an army.

Click to see more example sentences
toplamak recruit

S.H.I.E.L.D., stratejik değeri olan Alman bilim adamlarını topladı.

S.H.I.E.L.D. recruited German scientists with strategic value.

Biri bu adamları Joe için topladı.

Somebody recruited these guys for Joe.

Lord Cheng Tayvan'da asker topluyor.

Lord Cheng is recruiting in Taiwan

Click to see more example sentences
toplamak to gather

Daha fazla bilgi toplamak için bana birkaç saat verin.

Give me a few hours to gather more information.

Dr Helmsley Yellowstone gidiyor Daha fazla bilgi toplamak için.

Dr. Helmsley goes to Yellowstone to gather more information.

Ben bir bilim adamı değilim, ve,, benim sorumluluğum benim işim Ben bir sonuca ulaşmadan ampirik kanıt toplamak için.

I'm a scientist, and it's my job, my responsibility, to gather empirical evidence before I reach a conclusion.

Click to see more example sentences
toplamak round up

Bizi topluyorlar. Ve şimdi de küçük Matt için geliyorlar.

They're rounding us up, and they're coming for Little Matt.

SS ölüm subayları ve yerel polis, Yahudileri topladı.

SS death squadron and local police round up Jews

Sonra da çocukları toplamaya başladı.

Then she started rounding up children.

Click to see more example sentences
toplamak huddle

Hadi, toplanın hadi, bir kere daha yapalım.

Come on, let's huddle up one more time.

Hey beyler, bir araya toplanın.

Hey, guys, huddle, huddle.

Haydi, bir araya toplanın.

Come on, let's huddle up.

Click to see more example sentences
toplamak get together

Eric, bu insanları bir araya topla.

Eric, get all these people together.

Binbaşı, bir ekip topla.

Major, get the team together.

Anna, şu şeyleri topla şimdi

Anna, get your things together now.

Click to see more example sentences
toplamak gather up

Tamam, çocuklar, etrafıma toplanın ve dinleyin.

Okay, boys, gather around and listen up.

Uyanın ve etrafı toplayın.

Wake up and gather around.

Bu yüzden gidip biraz odun toplayalım.

So let's gather up some firewood.

Click to see more example sentences
toplamak muster

Kocası Lord Ashley, Faraway Downs'da hayvan topladığını iddia ediyor.

Her husband, Lord Ashley claims he's mustering fats at Faraway Downs.

Adamları toplayın ve bu genç bayanı takip edin.

Muster up and follow this young lady here.

Lord Maitland Ashley, sürülerini Irak Tepeler'de topluyor.

Lord Maitland Ashley is mustering on Faraway Downs?

toplamak harvest

Belki de kulak toplayan bir iblistir.

Or maybe an ear-harvesting demon that

Çilek toplamak, üzüm hasadı

Picking strawberries, grape harvest

toplamak accumulate

Sadece veri topluyorum.

Just accumulating data.

Wang şimdi asker topluyor.

Wang is now accumulating troops.

toplamak rally

Nala, annemi bul ve dişi aslanları topla.

Nala, you find my mother and rally the lionesses.

Sadece fırıncıları ve çalgıcıları toplamaya yarar ve bunlarla da bir festival yapabilirsin.

Only rally the bakers and the flute-players, and you can put on a festival.

toplamak recover

Olay Yeri, Maya Santori ve Chloe Whitman'ın evlerindeki kovanları toplamış.

C.S.U. recovered the slugs from Maya Santori and Chloe Whitman's place.

Adli tıp ekibi kovanları topladılar.

Forensics recovered the casings.

toplamak summon

Daniel, Gibert herkesi acil bir mesele için topluyor.

Daniel, Gibert is summoning everyone for an urgent matter.

Kim topladı sizi?

Who summoned you?

toplamak pluck

Küçük kozmik gizemler, yıldızlı gecede cesaretini topladı.

Little cosmic mysteries plucked from the starry, starry night.

Topla şu an, hemen burada.

Pluck this, here, now.

toplamak sum

O da epey bir para toplamış.

So he collected a tidy sum.

Görünüşe göre insanlar çok cömert davranmışlar. O da epey bir para toplamış.

Apparently people gave generously, Nso he collected a tidy sum.

toplamak tidy up

Topla kendini, bugün önemli bir gün.

Tidy yourself up. Today's an important day.

Sadece bir milyar kadar sığırcığın ardından odamı topluyorum.

Oh, just tidying up after a billion or so starlings.

toplamak build

Onların ilki bir ordu topluyor.

Their alpha's building an army.

toplamak consolidate

Yıllardır, farklı farklı prototipleri tek çatı altında topluyorum ve emniyete alıyorum.

For years, I've been shuttering and consolidating all the different prototypes under one roof.

toplamak compile

Teşekkür ederim. araştırmış ve toplamış

Thank you. researched and compiled what

toplamak concentrate

Dikkatini topla oğlum.

Focus, son. Concentrate.

toplamak hand-pick

Helo bir ekip topladı senin için.

Helo hand-picked a crew for you.

toplamak clear away

ve kahvaltıyı toplayan Bay Weller bunu gördü."'Sam,' dedi Bay Pickwick

observed Mr. Weller, who was clearing away breakfast."'Sam,' said Mr. Pickwick

toplamak smarten up

Ve aklını başına topla.

And and smarten yourself up.

toplamak group

Bir grup topluyor şimdi.

He's gathering a group now.

toplamak pile

Bob Field.. şu yığını topla.

Bob Field round up that pile.

toplamak pile up

Bob Field.. şu yığını topla.

Bob Field round up that pile.

toplamak reap

Ve bu aşağılık, Bihari ganimetleri topluyor.

And this scoundrel, Bihari reaps the rewards

toplamak to assemble

Hamish, doğru Edinburgh'e git ve konseyi topla.

Hamish, ride ahead to Edinburgh and assemble the council.