toplanıyor

Bugün, yönetim kurulu toplanıyor ve ben hala onların en iyi adayıyım.

Today, the board is meeting, and I am still their best candidate.

Pompey Magnus'un ve Julius Caesar'ın koruması altında, Senato yarın toplanıyor.

Under the protection of Pompey Magnus and Julius Caesar, Senate sits tomorrow.

Diamond Vale ve Montague tek bayrak altında toplanıyor.

Diamond Vale and Montague united under one banner.

Korsanlar Beckett'la savaşmak için toplanıyor ve sen de korsansın.

The pirates are gathering to fight Beckett, and you're a pirate.

Henüz yok, ama insanlar toplanıyor.

Not yet, but people are gathering.

Tabii ki! Senin kurul yine mi toplanıyor?

Of course Your board meetings again?

Oğlunuzun en yoğun anıları, Janina adındaki bir kadın etrafında toplanıyor.

Your son's most intense memories revolve around a young woman named Janina.

Şehir konseyi bu sabah toplanıyor.

Town council meets tomorrow morning.

Herkes çarpışma için orada toplanıyor.

Everybody's meeting there for impact.

Bütün kan orada toplanıyor. Kompartman sendromu.

All the blood's pooling there, compartment syndrome.