Turkish-English translations for tutkulu:

passionate, passion · ambitious · hot-blooded · fervent · other translations

tutkulu passionate, passion

Ben yemek için bazı tutku olduğuna inanıyorum, ve belki bir gün kendi restoran olacak.

I believe you have some passion for food, and maybe someday you'll have your own restaurant.

Çok tutkulu bir adam.

He's a very passionate man.

Bu şarkı arzu hakkında, tutku hakkında.

It's a song about desire, about passion.

Click to see more example sentences
tutkulu ambitious

Güzel ve çok tutkulu bir kadın.

She's beautiful and very ambitious.

Senin de benim gibi tutkulu olduğunu sanıyordum.

I just thought you were ambitious like me.

Tutkulu ve kendini adamış genç bir adam.

What an ambitious and dedicated young man.

Click to see more example sentences
tutkulu hot-blooded

Söz veriyorum bu gece bir Rus Don Juan'ı gibi tutkulu olacağım.

I promise tonight I'll be hot-blooded as any Russian Don Juan.

Sıcak bir tutku gibi kanı kaynatıyor

lts blood boiling like hot passion

tutkulu fervent

Gümrükçü Rousseau ve bütün o Naiflerde ne buluyorsunuz da onları bu kadar tutkulu savunuyorsunuz?

What drew you to Douanier Rousseau and all the Naives you defend so fervently?