tutuyor

PekâlPekâlâ, bunu da tut.

All right, hold this, too.

Teğmen, gözlerinizi açık tutun.

Lieutenant, keep your eyes open.

Onu tutmak var değil mi?

Haven't you got hold of it?

Seni sıcak tutan başka bir şey biliyor musun?

You know what else can keep you warm?

Herkes bir sır tutabilir mi?

Can everybody keep a Secret?

Sadece hattı Tony için açık tutmak istiyorum.

Just want to keep the line open for Tony.

Şu lanet kapıyı kapalı tut.

Keep this damn door closed.

Kapıyı kapalı tut lütfen.

Please keep the door closed.

Seni burda tutmak için bir sebebi var.

She has a reason for keeping you here.

Tut bir dakika, olmaz mı?

Hold it a minute, would you?