Turkish-English translations for umut:

hoping, hope, hopeful · promise · expectancy, expectation · wish · prospect · confidence · other translations

umut hoping, hope, hopeful

Sadece sana bir şeyler vermek istiyorum. Verebileceğim tek bir şey var. O da umut!

I only want to give you something, the only thing I can, and that's hope!

Bu senin son umudun.

This is your last hope.

Onun için hiç umut yok.

There is no hope for her.

Click to see more example sentences
umut promise

Bu bir umut mesajı daha iyi bir yarın için, ve tam burada başlıyor, Vaat Şehri'nde.

This is a message of hope for a better tomorrow, and it begins here, in Promise City.

Umut vadeden bir başlangıçtan sonra tam bir hayal kırıklığı.

A real disappointment after such a promising start.

Bu umut verici görünüyor

This looks promising

Click to see more example sentences
umut expectancy, expectation

Bu onların umutları veya beklentileri veya şüpheleri değil.

This isn't about their expectations or hopes or doubts.

Ama bence David Copperfield veya Büyük Umutlar çok daha zengindir.

But I think David Copperfield or Great Expectations is much richer.

Niye insanlar bu kadar yüksek umutlar bekliyor?

Why do people have such high expectations?

Click to see more example sentences
umut wish

Sana huzur, güç ve umut diliyorum.

I wish you peace, strength and hope.

Bütün dilekler, umutlar ve hatıralar.

It's all wishes, hopes and memories.

Umutlu düşünüyorum ama belki de sadece rüzgardır.

Wishful thinking, but maybe it's just the wind.

Click to see more example sentences
umut prospect

Benim umudum seninkinden daha fazla.

My prospects are better than yours.

Para yoksa umut yok.

No money, no prospects.

Pek umut yok, demek?

No prospects, huh? No.

umut confidence

Bu film, oğlum Andriosha'ya ithaf edilmiştir. Umut ve güven dileklerimle Andrei Tarkovsky

This film is dedicated to my son Andriosha with hope and confidence Andrei Tarkovsky

Buldun cesareti umut, sabır güven, inanç, ve yardımsever.

Find courage, you did Hope, patience Trust, confidence, and selflessness.