uyarısı

Bayanlar ve baylar, uyarı için sadece bir kelime.

Ladies and gentlemen, just a word of warning.

Bir dahaki sefer ufak bir uyarı ver, tamam evlat?

Give me a little warning next time, would you, son?

Çok önemli bir doktor geliyor.. kod kırmızı, Amber uyarısı, siyah ölüm, mavi toplar!

Very important doctor coming through.. code red, Amber alert, black death, blue balls!

Çok derindeyiz. Bu ya bir uyarı ya da biri bizi öldürmeye çalışıyor.

Either this is a warning or somebody is trying to kill us.

Birisi bize mesaj vermek istiyor, bir uyarı, bir işaret.

Someone wants to send us a message, a warning, a signal.

Bak, bu sadece bir uyarı tamam mı?

Look, this is just a warning, okay?

Bu sadece bir uyarı.

This is just a warning.

Bu bir tehdit değil, bir uyarı.

It's not a threat, it's a warning.

Uyarı için teşekkürler dedektif.

Thanks for the warning, Detective.

Bence bu sadece bir uyarı.

I think it's just a warning.