Turkish-English translations for uyumlu:

matching · compatible · consistent · harmony, harmonious · coherent · harmonized, harmonic · accommodating · incompatible · rhythm · compliant · in harmony · conformable · adaptable · other translations

uyumlu matching

Bütün bu insanlar. Karışım ve uyumlu karışım ve uyumlu.

Mix and match, mix and match, all these people together.

Uyumlu doldurulmuş maymun her zaman iyi bir gecenin belirtisidir.

Matching stuffed monkeys is always the sign of a good night.

Tamam, bunlar uyumlu mu?

Okay, do these match?

Click to see more example sentences
uyumlu compatible

Yeni bir uyumlu ruh bulmak için daha iyi bir yer dileyemezdin.

You couldn't have hoped for a better location to find a new compatible spirit.

Tamam, cihaz muhtemelen Google Play ile uyumlu değildir.

Okay, your device probably isn't compatible with Google Play.

Bu egzersiz iki insanın fiziksel olarak ne kadar uyumlu olabileceğini gösterir.

This exercise shows how physically compatible two people can be.

Click to see more example sentences
uyumlu consistent

Ağır metal zehirlenmesi ile uyumlu.

Consistent with heavy metal poisoning.

Madde nekrotizan fasiit gibi asalak bir enzimle uyumlu görünüyormuş.

The substance is consistent with a parasitic enzyme like necrotizing fasciitis.

Bu, gizlenmiş bir geminin saldırı stratejisiyle uyumlu.

That's a strategy consistent with a cloaked vessel.

Click to see more example sentences
uyumlu harmony, harmonious

Ne kadar uyumlu olursa olsun her ilişki komedi ya da trajedi tohumları içerir.

Every relationship, no matter how harmonious contains seeds of farce or tragedy.

Dünyanın tıpkı kendi evi gibi, sevgi dolu ve uyumlu evlerle dolu iyi bir yer olduğunu düşünerek öldü.

She died thinking the world a good place full of loving and harmonious households like her own.

Henry, hiçbir toplum her zaman mükemmel uyumda değildir.

Henry, no community is always in perfect harmony.

Click to see more example sentences
uyumlu coherent

Jaz Hoyt bu günlerde pek uyumlu değil.

Jaz Hoyt isn't very coherent these days.

Ve tabi ki birbiiyle alakalı ve uyumlu.

And of course they are all coherent and consistent

Radyasyon modelleri artık uyumlu değil.

Radiation patterns no longer coherent.

uyumlu harmonized, harmonic

Bir çok uyumlu melodinin karmaşık bir karışımı.

It's a complicated mixture of many harmonics, okay?

Kalkan uyumu ayarlanıyor.

Adjusting shield harmonics.

Uzaysal uyumlar birbirine zıt.

The spatiaI harmonics are incompatible.

uyumlu accommodating

Havana çok uyumlu bir şehirdir, özellikle de Karnaval zamanı.

Havana is a very accommodating city, especially during Carnival.

Bu işin bir parçası değil mi, birbiriyle uyumlu olmak?

Isn't that a part of it, accommodating each other?

Sen uyumlu değilsin.

Aren't you accommodating.

uyumlu incompatible

Uyumsuz işletim sistemleri.

Incompatible operating systems.

Uzaysal uyumlar birbirine zıt.

The spatiaI harmonics are incompatible.

uyumlu rhythm

Kabız, aksi, öfkeli, uyumsuz, Cumhuriyetçi bir beyaz.

A constipated, crusty, angry, rhythm-free, Republican white man.

Uyumlu ve ritmik.

Cadence and rhythm.

uyumlu compliant

Sadece sen ve yumuşak uyumlu koyunlar mı?

Just you and a herd of soft, compliant sheep?

Tamamen uyumlu bir YÖS mağduruyum.

I'm a fully compliant PDS sufferer.

uyumlu in harmony

Tech Con Grubu ilerleme ve insanların tam uyumlu çalışması.

Tech Con Group progress and people working in total harmony.

Henry, hiçbir toplum her zaman mükemmel uyumda değildir.

Henry, no community is always in perfect harmony.

uyumlu conformable

Bu teknoloji, Yıldızfilosu parametreleri ile uyumlu değil.

This technology does not conform with Starfleet parameters.

Ama öğretmeni, Bay Ellsworth Toohey, her çocuğun uyumlu olmasını isterdi. Banal.

But her teacher, Mr. Ellsworth Toohey, wanted every child to conform.

uyumlu adaptable

E, tabii uyumlu olur çünkü bu bir robot.

Well, of course it's adaptable because it's a robot.