uzun

Bak,.. sana söylemem gereken bir şey var ve bunu sana çok uzun zaman önce söylemeliydim.

Look, there's something I need to tell you, and I should have told you a long time ago.

Ama bu uzun zaman önceydi ve bu yüzden burada değiliz.

But that was a long time ago, and that's not why we're here.

Çok uzun bir zaman önce bir şey oldu bana.

Something happened to me a very long time ago.

Bu gerçekten bizim için uzun bir gün oldu.

Look, it's been a really long day for us.

Onların sadece, çok uzun zaman önce tanıdığım bir adam hakkında bazı soruları var.

They just have some questions about a guy that I knew a very long time ago.

Bu, uzun zaman önce yapmış olmam gereken bir şey

This is something I should have done a long time ago.

Uzun zaman önce, bir zamanlar bana ne dediğini hatırlıyor musun?

Do you remember what you told me once, a long time ago?

Bence sen ve ben uzun ve güzel bir konuşma yapacağız.

Oh, I think you and I are gonna have a nice long talk.

Bu herkes için uzun bir gece oldu.

Well it's been a long night for everyone.

Yani, demek istediğim uzun zamandır buradasın ve gerçekten uzun bir zaman demek istedim.

I mean, you've been around here a long time and I really mean a long time.