var

Sana yardım edebileceğim bir çok şey var, ve senin de bize yardım edebileceğin bir çok şey var.

There is so much that I can do to help you, and there's much that you can do to help us.

Ve, dinle, bir şey daha var sana söylemem gereken, bir şey daha var.

And, listen, there's one more thing there's one more thing I have to tell you.

Bak,.. sana söylemem gereken bir şey var ve bunu sana çok uzun zaman önce söylemeliydim.

Look, there's something I need to tell you, and I should have told you a long time ago.

Ne? Ne var?

What is it?

Bu ne için var?

What is this for?

Sen iyi bir insansın, Jack. Ama sanırım başka şeyler de var. Ve ben, onu bir daha yapamam.

There's a good man in there, Jack, but I think there's something else, too, and I can't do that again.

Ne var, ne oldu?

What? What is it?

Ne, ne, şimdi ne var?

What, what, what is it now?

Evet, biliyorum evde benim için bir var ama burada işler çok iyi gidiyor.

Yeah, I know there's a job for me back home, but, uh, things are going very well here.

Dün gece için gerçekten özür dilerim, ama seninle konuşmam gereken bir şey var.

I'm really sorry about last night, but there's something I want to talk to you about.