vardık

Orada sadece ben ve o vardık.

Only she and I were there

Dün gece, bir rüya gördüm sen ve ben vardık

Last night, I had a dream that you and I were

İşler kötü gitti ve sadece ben ve o vardık.

Business went bad, and there was just me and her.

Ben de öyle düşündüm. Bu yüzden belediye başkanı ile bir anlaşmaya vardık.

That's what I thought, which is why I've come to an agreement with the mayor.

Ben biliyorum Ted ve ben vardık, ve bunu tekrar yapabiliriz.

I know what Ted and I had, and we can have it again.

Mark bana söz vermişti. Ama Oraya vardık, ve babam, o

Mark promised me, but we got in there, and my dad, he

İki yıI boyunca, sadece Ben ve ben vardık.

For two years, it's been just me and Ben.

Neredeyse vardık, tamam mı?

We're almost there, all right?

Uzun bir yolculuk olduğunu biliyorum ama neredeyse vardık.

I know it's a long journey, but we're nearly there,

Oraya neredeyse vardık sayılır.

We're almost there. Almost.