verdiğiniz

Ama orada bir yerlerde sana başka bir isim vermiş başka bir baban var.

But somewhere out there you've You have another father too, who gave you another name.

Sen bana bir şey ver, ben de sana vereyim.

Give me something and I'll give you something.

Hey, dinle Eğer bir şey düşünüyorsanız, bana, bir çağrı vermek tamam mı?

Hey, listen, if you think of anything, just give me a call, all right?

Ama sen verdin, değil mi?

But it was you, right?

Bebek için ona verecek paran var mı. Çünkü çok büyük sorun.

Do you have money to give her for the baby because it's big problem.

Sen bana bir şey ver, bende sana bir şey vereyim.

You give me something, I give you something.

Lütfen onu bana geri verin!

Please, give her back to me!

Lütfen ona vermek istediğim bir şey olduğunu söyle.

Please tell her there's something I want to give her.

O da bana aynı şeyleri söyledi ve bana bunu sana vermem için verdi.

He said the same thing about you and he told me to give you this.

Gitmeden önce sana vermek istediğim bir şey var.

Before you go There's something I want to give you.