Turkish-English translations for yıldız:

star · asterisk · horoscope · celebrity · ace · planetary · other translations

yıldız star

Yeni kız arkadaşın harika görünüyor neredeyse tıpkı bir film yıldızı gibi.

She looks great, your new girlfriend, almost like a movie star.

Anne, sen her zaman benim gözümde bir yıldız olacaksın.

Mother. You will always be a star in my eyes.

Biliyor musunuz, bu onun gümüş yıldızı

You know, this is his silver star

Click to see more example sentences
yıldız asterisk

Burada bir yıldız işareti var. Yıldız işareti bir tür uyarıdır.

There's an asterisk, the asterisk, it's a sort of a warning.

Bunu niteleyen bir yıldız işareti vardı, ama yine de söylediler.

There was an asterisk qualifying that, but it still said that.

Roger Maris'in adının yanında bir yıldız var.

Roger Maris got an asterisk next to his name.

Click to see more example sentences
yıldız horoscope

Tatlım, inanılmaz bir yıldız falın var.

Honey, you have an amazing horoscope.

Geri al bunu yıldız falı yok!

Take it back, no horoscope!

Yıldız falıma göre ay benim için hizalanmış.

My horoscope said the moon was aligned for me.

Click to see more example sentences
yıldız celebrity

Benim için o, bir ünlü değil. Pop yıldızı değil. Kardeş.

To me she's not a celebrity or a pop star, she's my sister.

Bizim köpeğimiz bir film yıldızı değil, bir şöhret değil.

Our dog is not a movie star, he's not a celebrity.

On yıl önce kokain, pop yıldızları ya da ünlü birinin doğum günü partisi içindi.

Ten years ago, charlie was for pop stars or a celebrity's birthday bash,

yıldız ace

O toy değil, o bir yıldız.

He's not a foal, he's an ace.

Lord Flashheart'ın Uçan Yıldızları.

Lord Flashheart's Flying Aces.

Hayır. Ama "Duvar-yıldızı ve Gromit" diyor.

But it does say "Wall-ace And Gromit".

yıldız planetary

Binlerce yıldız geçidi, gezegenler arası kayma.

Thousands of Stargates, planetary shifts.