Turkish-English translations for yaşında:

old · aged · other translations

yaşında old

Çünkü o, çok, çok, çok yaşlı bir adam.

Because he's a very, very, very old man.

Bence yaşlı bir erkek yaşlı kadından daha iyi yapar.

I think an old man does better than an old woman.

Bak, ben ve o yaşlı adam, biz

Now, look, me and that old man, we

Click to see more example sentences
yaşında aged

Senin yaşında bir kızım var, ve bugün benimle beraber işe geldi.

I have a daughter your age, and she came with me to work today.

Sanırım kardeşinin o yaşlarda bir oğlu var.

I think his brother has a son that age.

Senin yaşındayken o kadar çok enerjim vardı ki.

When I was your age I had so much energy.

Click to see more example sentences